MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ ( 2.İŞ)
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti ile asgari geçim indirimi ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 21/09/2006-29/09/2008 tarihleri arasında asıl işveren olan ... Üniversitesi bünyesinde yemek hizmeti sunan davalı alt işveren ... Gıda nezdinde aşçı olarak çalıştığını, iş yerinde tüm işçilerin ücret ve işçilik alacaklarının ödenmesinde aksaklıklar olduğunu, müvekkilinin son olarak 2008 Eylül ayında Ramazan bayramı öncesinde işverenle konuştuğunu ve ücretlerinin ödenmesini talep ettiğini, işverenin işlerin iyi gitmediğini ücretleri şimdi ödeyemeyeceğini bu şekilde çalışırsa çalışmasını aksi taktirde başka bir iş bakmasını söylediğini ve müvekkilinin bayram iznindeyken iş akdine son verdiğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, yıllık izin, genel tatil, ve fazla çalışma ücretleri ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalılar cevaplarında özetle:
Davalı ... vekili; müvekkili ile diğer davalı arasındaki ilişkinin kiralayan-kiracı ilişkisinden ibaret olduğunu, müvekkili üniversitenin diğer davalı şirketten herhangi bir yemek hizmeti almadığı gibi herhangi bir hizmet bedeli ödemesi de yapmadığını, aksine diğer davalıdan kira ödemesi aldığını, bu kira sözleşmesinin tarafların karşılıklı mutabakatı ile 08/09/2008 tarihinde sona erdirildiğini, davacının diğer davalı işveren nezdinde çalışan sigortalı işçi olduğunu, bu nedenlerle dava konusu olan tazminat ve işçilik alacaklarına ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını savunarak; davanın reddi gerektiğini talep etmiştir.
Davalı ...'ne usulüne uygun yapılan tebligata rağmen davaya karşı herhangi bir beyanda bulunmadığı gibi, duruşmalara da iştirak etmeyerek davayı takip etmediği görülmüştür.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).Somut olayda; mahkemece karar gerekçesinde davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmesine karşın hüküm fıkrasında hangi davalının sorumlu olduğu açıklanmadan “davalıdan” şeklinde talep edilen işçilik alacaklarının hüküm altına alınması ayrıca gerekçeli kararın 2. Sayfasının " fark kıdem tazminatı" ile başlayan 3. Paragrafının hüküm ile çeliştiğinin gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davalı Üniversitenin 2547 sayılı Yasanın 56/b maddesi yollaması ile Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu gözetilmeden yersiz tahsil edilen temyiz harçlarının davalı Üniversiteye iadesine, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.