MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ ( 2.İŞ)
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 10/10/2006-29/06/2009 dönemleri arasında davalı işverenlikte satın alma sorumlusu olarak çalıştığını, iş akdinin ekonomik krize dayandırılarak haksız olarak feshedildiğini, ödenen kıdem ve ihbar tazminatı tutarlarının eksik olduğunu, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti: Davalı vekili; davacının, ... Kontrollü Klima Sis. Tic. A.Ş tarafından 10/10/2006 tarihinde istihdam edildiğini ve iş sözleşmesinin 29/06/2009 tarihinde feshedildiğini, davacının hak ettiği kıdem ve ihbar tazminatının kendisine tam olarak ödendiğini, dava dilekçesinde ödemenin hangi açıdan eksik olduğunun belirtilmediğini, davacıya çalıştığı tüm hizmet süresi boyunca fazla çalışması yönünde bir talimat verilmediğini, ayrıca her ay bordrosunun içeriğini kabul ettiğine dair imzası karşılığında kendisine teslim edildiğini davacının hiç bir zaman haftalık 45, günlük 11 saati aşan çalışmasının bulunmadığını, çalışma saatlerinin Yasa'nın 41 ve 63.Maddeleri uyarınca haftanın çeşitli günlerine çeşitli şekilde dağıtıldığını, işçilerin fazla çalışması veya belirli tatillerde çalışması gerektiği dönemlerde bu durumun telafi edilerek kendilerine serbest zaman veya gün tanındığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı tarafından fazla çalışma ücretinin reddine yönelik temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir(Yargıtay 9.HD. 21.03.2012 gün, 2009/48913 E, 2012/9400 K .).Somut olayda; davacı vekilinin sadece tavan yıllık 270 saat üzerinden kendisi hesaplama yapıp talepte bulunması, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacının mesaisini kendisinin belirlediği ve üst düzey yönetici olduğu yönünde herhangi bir savunmasının olmaması karşısında, satın alma sorumlusu olarak çalışan davacının kendi mesaisini kendisinin belirlemediği bu anlamda yukarıdaki ilkeler doğrultusunda üst düzey yönetici olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, bilirkişi raporundaki fazla mesai ücreti hesaplaması değerlendirilerek alacağın hüküm altına alınması gerekirken fazla mesai ücreti talebinin yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy