MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kötüniyet tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işçilik alacaklarını talep ettiği için işverence haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiğini ileri sürerek, kötü niyet tazminatı ile fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş akdinin geçerli nedenlerle feshedildiğini, fesih sonrası davacının hak etmiş olduğu tüm alacakların eksiksiz ödendiğini, feshin kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mahkemece hüküm altına alınan fazla çalışma ücreti miktarının doğru olarak belirlenip belirlenmediği, bu ücret miktarının nasıl ve hangi yöntemle tespit edildiğinin denetime elverişli bir şekilde gerekçeli kararda irdelenip irdelenmediği noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, bilirkişi fazla çalışma ücretinden hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmayacağı konusunda takdiri mahkemeye bırakmıştır. Gerekçeli kararda fazla çalışma ücretinden % 30 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı açıkça belirtilmiştir.
Mahkemece bilirkişiden bir ana rapor ve üç ek rapor aldırılmıştır. Mahkemece kararın gerekçesinde aynen; "...Davacının bir kısım fazla mesai ücret alacağının işverence ödenmediği dosyaya sunulan bilirkişi raporunun verilere uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmış olmakla..." denmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen ana raporda fazla çalışma ücreti 44.582,50 TL olarak hesaplanmıştır.
Davacı davasını ıslah etmiş ve dava dilekçesi ile 1.000 TL olarak talep etmiş olduğu fazla çalışma ücreti miktarını 44.582,50 TL na yükseltmiştir. Davalı ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunmuş bunun üzerine mahkeme bilirkişiden ek rapor (ikinci ek rapor) aldırmıştır. Bu ek raporda bilirkişi fazla çalışma ücretini 26.940,78 TL olarak hesaplamıştır.
Mahkemece hüküm altına alınan fazla çalışma ücreti 26.250 TL dir. Mahkemenin bu rakamı nereden ve nasıl bulduğu anlaşılamamıştır.
Zira ana raporda bulunan 44.582,50 TL dan % 30 hakkaniyet indirimi yapıldığında 31.207,75 aynı şekilde ikinci ek raporda bulunan 26.940,78 TL dan % 30 hakkaniyet indirimi sonucu 18.858,54 TL bulunmaktadır ki bu rakamlar mahkemece hüküm altına alınan rakamdan farklıdır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen üçüncü ek rapor, davacının davalıya keşide ettiği, alacaklarının ödenmesine ilişkin ihtarın davalıya tebliğ edildiği 05/02/2010 tarihinden geriye doğru 5 yıl gidilerek yapılan bir hesaplama yöntemi ile düzenlenmiştir ki bu üçüncü ek raporda bulunan fazla çalışma ücreti miktarı 34.984,81 TL dir. Bu miktardan % 30 hakkaniyet indirimi yapıldığında ise 24.489,37 TL bulunmaktadır ki bu rakam da mahkemece hüküm altına alınan rakamla örtüşmemektedir.
Yukarıda yapılan tespitler kapsamında, mahkemece hüküm altına alınan 26.250 TL fazla çalışma ücretinin nereden, nasıl ve hangi yöntemle bulunduğu dosya kapsamından anlaşılamamıştır. Bulunan rakamın denetimi ve sağlaması yapılamamıştır. Hüküm altına alınan fazla çalışma ücreti miktarının nasıl ve hangi yöntemle bulunduğu mahkemece denetime elverişli bir şekilde, gerekçeli kararda tartışılmalı ve izah edilmelidir. Kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.