MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı vekili, davacının sigortalı olması gerekirken, bağkurlu yapıldığını ve bu nedenle prim borcu çıktığını belirterek, bu zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirket yetkilisinin babası olduğunu, 19.12.1997 tarihinden 2004 yılına kadar davalı firma yetkilisi Mehmet Kınalı'nın yanında işçi olarak çalışmış olduğunu, davalının oğlu olması nedeniyle maaş dahi almadığını, ancak davalı firma yetkilisinin sosyal güvence olarak davacıyı sigortalı yapacağı yerde firma ortağı yaparak Bağkur'a bağladığını, davacının bu konuda bilgisi olmadığını, davacının 2008 yılında çıkan sigorta pirim affından yararlanmak için ilgili kuruma başvurduğunda ise kendisinin prim borcu çıkarıldığını, bu nedenle bu zararının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı babasına ortaklıktan ayrıldığında arsa ve araba ile marangoz makineleri verdiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı babanın davalının yanında işçi olarak çalışmadığı şirket yönetiminde bulunduğu, davacının davalı şirket ortağı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. Taraflar işçi ve işveren değil veya aralarında iş ilişkisi yok ise uyuşmazlığın genel mahkemede görülmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece davacı ile davalı şirket arasında iş ilişkisi bulunmadığı, ortaklık ilişkisi bulunduğu saptanmıştır. Taraflar işçi ve işveren olmadığı gibi arada iş ilişkisi bulunmadığından iş mahkemesinin görevli olmadığı açıktır. Mahkemece
HMK.’un 114/I.c, 115, 20 ve 331 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddi ve mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy