MAHKEMESİ: 3. İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı vekili, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının işvereni ortak girişimi oluşturan davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ve hesaplanan yıllık ücretli izin alacağının tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının adi ortaklık olarak davalıların oluşturduğu işyerinde çalıştığını, davacının çalıştığı sürede işçilik hak ve alacaklarını alamadığını, birçok kere de alacaklarının işveren tarafından geciktirildiğini, davacının çalışmaları süresi boyunca yıllık ücretli izin haklarını, ihbar tazminatını, fazla çalışma sürelerini ve kıdem tazminatını alamadığını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının işvereni ortak girişimi oluşturan davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, zamanaşımı itirazı yanında, davacının iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı tanık anlatımlarına itibar edilerek, davacının kendi isteği ile işini terk ettiği, iş aktinin sonlandırılmasına neden olduğu, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı, kullanmadığı izinleri bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne ve hesaplanan yıllık ücretli izin alacağının tahsiline karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1. Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.’un 426/A maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.’un 426/A maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalı vekili tarafından temyize konu edilen miktar 305.00 TL olup, karar tarihi itibari ile 1.540,00 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin 6100 sayılı HMK.’un geçici 3/1 maddesi yollaması ile HUMK.’un 426/A, 432 maddeleri, uyarınca REDDİNE,
2. Davacı vekilinin temyizine gelince;
4857 sayılı İş Kanunu’nun 92/son maddesi uyarınca “Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. İş müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir”.
Dosya içeriğine göre iş sözleşmesinin feshinden 10 gün sonra davacının Bölge Çalışma Müdürlüğü şikayet dilekçesi vermesi üzerine, Bölge Çalışma Müdürlüğü işyerinde yaptığı inceleme sonucunda düzenlediği 31.07.2009 gün ve 113 sayılı raporda “davacının fasılalı çalıştığı, izin kullanmadığı, işveren tarafından 9-11.03.2009 tarihleri arasında devamsızlık yapma gerekçesi ile tutanak tutulmuş ve ihtar çekildiği tespit edilmiş ise de, iş sözleşmesinin sona ermesi gibi bir durum oluşmadığından işveren feshinin haksız olduğu, davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin ödenmesi gerektiği tespit edilmiştir. Bu tespite itiraz edilmediği gibi davalı işveren aksini kanıtlayamadığı, feshin haksız olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı anlaşılmaktadır. Davacının kıdem ve ihbar tazminat isteklerinin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy