MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı vekili, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01.05.1996-30.04.2003 tarihleri arasındaki dönemde davalıya ait yatta mürettebat olarak çalıştığının, haksız olarak iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, net aylık ücretinin 1.400,USD olduğunu, Ocak 2002 tarihinden işten çıkarıldığı tarihe kadar ücretlerinin ödenmediğini, kullanmadığı izinleri bulunduğunu belirterek, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, dava konusu iş sözleşmesinin davacı tarafça haksız ve sebepsiz olarak feshedildiğini davacının tüm işçilik alacaklarının ödendiğini ve yıllık ücretli izinlerini kullandığını, dava konusu ihtilafa Borçlar Kanunun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporuna itibar edilerek, davacının, davalıya ait gemide mürettebat olarak 01/05/1996-30/09/2002 tarihleri arasında 6 yıl 5 ay süre ile iş akdine dayalı olarak çalıştığı, davalı işverenin haklı feshi kanıtlayamadığı, davacının Ocak 2002 tarihinden 30.9.2002 tarihine kadar olan dönemde ücretlerinin tam ve eksiksiz olarak ödendiğini gösteren delil davalı tarafça ibraz edilmediği, her ne kadar davacı Ocak 2002 - 30.04.2003 dönem ücretlerinin tahsilini istemiş ise de davacının fazla çalışma süresi yurtdışın da ki bir başka yerde çalışma süresine ilişkin kaydı ve askerlik kayıtları dikkate alınarak fazla ücret talebinin reddi gerektiği, yıllık ücretli izinden feragat ettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davacı vekili tarafından sürenin eksik alınması ve alacakların eksik hesaplanması, davalı vekili tarafından ise cevap nedenleri ile temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “... ve hava taşıma işlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. ... taşıma işlerinde çalışanlar 854 sayılı ... İş Kanununa tabidir. Gemiler aracılığı ile yapılan ... taşıma işleri ayrı bir yasaya tabi olduğundan, 4857 sayılı Yasanın kapsamı dışında
bırakılmıştır. ... İş Kanununun 46 ncı maddesi uyarınca, “Bu kanun kapsamına giren gemiadamlariyle bunların işveren veya işveren vekilleri arasında bu kanundan veya hizmet aktinden doğan davalar hakkında, 5521 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Hizmet aktinde ayrıca bir hüküm yoksa dava geminin bağlama limanında iş davalarını bakmaya yetkili mahkemede görülür”.
... İş Kanunu 1. Maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bir geminin ... İş Kanunu'nun kapsamına girebilmesi için denizlerde, göllerde ve akarsularda çalıştırılması, bu geminin Türk Bayrağı taşıması, geminin yüz ve daha yukarı grostonilatoluk olması gerekir. Maddenin 2. Fıkrasına göre de:
a) Aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğu" takdirde, bu gemilerle, bu gemilerde çalışan ve çalıştıranlar ... İş Kanunu hükümlerine tabi olacaklardır.
b) İşverenin çalıştırdığı gemi adamı sayısı beş veya daha fazla bulunduğu takdirde" başka bir şart aranmaksızın, başka bir anlatımla geminin grostonilatosuna bakılmaksızın, bu gemi ... İş Kanunu kapsamına giren bir işyeri olacaktır.
Gemi yabancı ülke bayrağı taşıyor veya gemi Türk bayraklı olsa dahi yüz grostonalitonluk değilse yada diğer belirtilen istisnai şartları taşımıyor ise bu gemide çalışanlar hakkında ... İş Kanunu uygulanamaz. Taşıma işinde çalışan bu gemideki işçiler de 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kaldığından, haklarında Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması ile ilgili uyuşmazlıkta ise görevli mahkemeler genel mahkemelerdir.
İş ilişkisine dayalı bir uyuşmazlıkta işçi ... taşıma işinde çalışır, ancak çalıştığı gemi ... İş Kanunu kapsamında kalmaz ise uyuşmazlığın Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel mahkemede çözümleneceği açıktır.
... taşıma işlerinin açıkça İş Kanunu’nun kapsamı dışında bırakılması nedeni ile römorkaj, kurtarma-yardım, dalgıçlık gibi işlerde nitelikleri itibarıyla ... taşıma işi niteliğinde olmadığından, bu işler ve bu işlerde çalışanlara 4857 sayılı İş Kanunu’nun uygulanması yerinde olacaktır. Keza turistik maksatla faaliyet gösteren yatta çalışma ... taşıma işi olmadığından, çalışan hakkında 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanacaktır. Yat tanımına 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu’nun 2.b maddesinde yer verilmiştir. Hükme göre yat, “Yat tipinde inşa edilmiş, gezi ve spor amacıyla yararlanılan, taşıyacakları yatçı sayısı otuzaltıyı geçmeyen, yük ve yolcu gemisi niteliğinde olmayan, turizm şirketi envanterlerinde kayıtlı ve tonilato belgelerinde "Ticari Yat" olarak belirtilen ... araçlarını” ifade eder.
Dosya içeriğine göre davacının davalıya ait yatta gemiadamı olarak çalıştığı, ancak çalıştığı yatın yabancı ülke bayrağı taşıdığı anlaşılmaktadır. Yat ... taşıma işinde çalıştırılsa bile gemi olarak ... İş Kanunu kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır. Ancak davalıya ait yatın ... taşıma işinde çalıştırılıp çalıştırılmadığı, turistik amaçlı yat olup olmadığı, dolayısı ile 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Davacının çalıştığı yat ... taşıma işinde çalıştırılıyor ise uyuşmazlık gemi yabancı ... taşıdığından ... İş Kanunu kapsamında kalmadığı gibi 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında kalmayacaktır. Bu durumda iş mahkemesi görevli olmadığından görevsizlik kararı verilmesi gerekir. Ancak sözkonusu gemi ... taşıma işinde çalıştırılmayan turistik amaçlı yat ise o zamana uyuşmazlık 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri kapsamında kalacağından, iş mahkemesi görevli olacak ve tazminat ve alacakların bu kanuna uygun hesaplanıp hesaplanmadığı incelenerek davanın esası hakkında karar verilecektir. Mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Diğer taraftan her ne mahkemece davacının iş sözleşmesinin 30.09.2002 tarihinde sona erdiği kabul edilmiş ise de Sosyal Sigortalar Sicil Kaydına göre aynı işverende çalışması 02.05.2003 tarihine kadar devam etmektedir. Davacının iddiası da iş sözleşmesinin 30.09.2002 tarihinde değil anılan tarihe kadar sürdüğü yönündedir. Kayda dayalı bu çalışmanın dikkate alınmaması da ayrı bir bozma nedeni yapılmıştır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy