MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde 08.10.2002-01.03.2010 tarihleri arasında işyeri hekimi olarak çalıştığını, işe başladığı tarihten akdin feshi tarihine kadar aylık net 1.026.-TL ücret aldığını, 8 yıldan beri aynı ücretle çalıştığını, her yıl Tabipler Birliği tarafından işyeri hekimliği asgari ücret tarifesinde belirlenen artışa göre ücretine artış yapılmadığından iş akdini haklı nedenle feshedeceğini bildirmesine rağmen davalı tarafından aynı ücretle devam etmesi, kabul etmemesi halinde işi bırakabileceğinin herhangi bir tazminat ve ücret ödenmeyeceğinin belirtildiğini, bu nedenle iş akdini ... 4.Noterliğinden 05.03.2010 tarihinde gönderdiği ihtarla feshettiğini bildirdiğini iddia ederek toplam 1.200,00 TL alacağın hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş akdini kendi isteği ile haklı bir sebebe dayanmaksızın feshettiğini, haftalık 5 saatlik normal çalışma süresine rağmen aylık 1.026 TL net ücretin kabul edilmeyerek çalışmaktan vazgeçilmesinin haklı sebep olarak değerlendirilemeyeceğinden kıdem ve ihbar tazminatı talebinin yerinde olmadığını, davacının yıllık izin ücretinin ödendiğini, alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 2010 yılında ücretin Tabipler Odası tarifesine göre ödenmesi gerektiği yönündeki beyanı ve iddiası haklı görülmediği, ancak davacının uzun süre işyerinde aynı ücretle çalışması, ülkemizdeki enflasyon gerçeği de göz önünde tutulduğunda çalışandan beklenemeyeceği, işyerinde davacıdan başka işyeri hekimi bulunmadığından emsali çalışan bulunmadığı, diğer işçilere zam yapıldığı halde davacıya zam yapılmamış olması nedeniyle, uzun süre aynı ücretle çalışması davacıdan beklenemeyeceğinden gerçekleştirilen feshin haklı sebebe dayandığı ve davacının kıdem tazminatı alacaklısı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işyeri hekimi olup davalı iş yerinde emsali bulunmamaktadır. Davalı işveren tarafından sunulan kayıtlarda davacının ücretinde az da olsa artış yapıldığı görülmektedir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre hizmet akdinde zam yapılmasına ve zam oranına ilişkin açık hüküm bulunmaması durumunda zam yapılmamasının başlıbaşına davacıya haklı fesih imkanı tanımayacağı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenle davacının iş akdini feshi haklı nedene dayanmadığından kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken, kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy