MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş akdinin şirket yetkilisi tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmadan feshedildiğini, davacının bir buçuk aylık maaşının ödenmediğini ileri sürerek; kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatları ile ücret, yıllık izin, fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti: Davalı şirket yetkilisi; davacının sağlık durumunu bahane ederek çok fazla izin kullandığını, 05/12/2008 tarihinde 15 gün işe gelmediği için yaptıkları münakaşa sonucunda ... torna tezgahını çalıştırıp içindeki tüm bilgileri silip üstünü başını toparladığını ve anahtarları bırakıp iş yerini terk ettiğini, devam eden günlerde de işe gelmediğini, imalatla ilgili ve müşterilerin yedek parça bilgilerini silerek şirketi maddi ve manevi zarara uğrattığını, 4857 sayılı iş kanununun 25/II maddesi gereği işe düzensiz gelme ve işyerine zarar verme nedeniyle çıkışının verildiğini savunarak; davanın reddini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.Genel tatillerde çalıştığını ve fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddialarını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının ödendiği varsayılır. Genel tatillerde çalışıldığı ve fazla çalışma yapıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, bu hususların yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı genel tatillerde çalışmanın söz konusu olup olmayacağı araştırılmalıdır.
Somut olayda; mahkemece, davacı tanık beyanları dikkate alınarak fazla mesai ve genel tatil alacaklarına hükmedilmiş ise de; davacı tanıkları davacının yakın akrabaları olup davalı işyerinde de çalışmadıkları dikkate alındığında, işyerinin çalışma koşullarını bilebilecek durumda olmadıkları değerlendirilmeksizin alacakların hüküm altına alınması hatalıdır.Mahkemece, davalı tanıklarının beyanları ve dosyadaki diğer belgeler değerlendirilerek varsa fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının hakkın özünü de etkilemeyecek şekilde hakkaniyet indirimi uygulayarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hata olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.