MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, emekli olduğunu ileri sürerek, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücret alacaklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalılar nezdinde 07/01/1997 tarihinde çalışmaya başlayıp 31/12/2006 tarihine kadar çalıştığını belirterek alacak talebinde bulunmuştur.
Yerel mahkemece davacının işyerinde 31/03/2008 de ayrıldığı esas alınarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması, hüküm tarihinde yürürlülükte bulunan HMUK 74.maddesine aykırıdır.3- Yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.Yukarıdaki esaslar doğrultusunda mahkemece davacının yaşlılık aylığı bağlandığını işverene bildirip, bildirmediği araştırılarak, bildirilmiş ise, bildirildiği tarihten, aksi takdirde dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalıdır.
4- Dava, iki davalı aleyhine açılmasına rağmen hüküm altına alınan alacakların hangi davalıdan alınacağı açıklanmadan sadece “davalıdan tahsiline” denilerek infazda tereddüte yol açacak şekilde karar verilmeside hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.