MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, ihbar tazminatı, ücret farkı alacağı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının alt işvereni olan davalı şirketlerde 28.08.2007 tarihinde işe başladığını, 08.04.2008 tarihinde iş akdine son verildiğini, ücretlerinin her ay eksik ödendiğini, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek ihbar tazminatı ile ücret, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücret alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılardan Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vekili, yapılan işin tamamını anahtar teslimi ile diğer davalı adi ortaklığına verildiğini, asıl işveren sıfatları bulunmadığını, Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 35. ve 4857 sayılı yasanın 36.maddesi gereği yüklenici firmaya yapılan hak ediş ödemelerinden önce gerekli ilanların yapıldığını, işçilerin ücret ve diğer alacaklar konusunda herhangi bir başvurusu olmadığını, müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, kendileri açısından davanın husumetten reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, davacının iş akdinin işini ve işyerini terk etmesi sebebi ile sonlandırıldığını, işyerinde fazla mesai yapılmadığını, tatillerde de çalışma olmadığını, ücretlerin puantaj kayıtlarına göre eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı adi ortaklığına bağlı olarak Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığının yaptırdığı inşaatlarda işçi olarak çalıştığı, ödenmesi gereken ücretlerin tamamının işverence ödenmediği,davacının iş akdinin işverence sonlandırıldığı fesih öncesi herhangi bir bildirimde de bulunulmadığı, İhale makamı olan Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığının sadece son 3 aylık ücret alacaklarından sorumlu olduğu, diğer davalı şirketlerin ise hesaplanan miktarların tamamından sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı Davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İhale makamının işçilik alacaklarından sorumluluğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 36 ncı maddesinde, “Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar; asıl işverenler müteahhide verdikleri her türlü bina, köprü, hat ve yol inşası gibi yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya taşeronlarca ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığının kontrolü, ya da ücreti ödenmeyen işçinin başvurusu üzerine, ücretleri ödenmeyen varsa müteahhitten veya taşeronlardan istenecek bordrolara göre bu ücretleri bunların hakedişlerinden öderler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre ihale makamı, işçi ücretlerinin ödenip ödenmediğini kontrol etmek durumundadır. Yapılacak olan kontrol ya da işçinin başvurusu üzerine ödenmeyen ücretlerin bulunduğunun tespit edilmesi halinde, belli şartlarla ihale makamının sorumluluğu söz konusu olur. İhale makamının yapmış olduğu ilan üzerine işçilerin başvuruda bulunmamış olmaları, kamu kurumunun anılan madde kapsamındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, işçilerin her hak ediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmeyeceği öngörülmüştür. Maddede sözü edilen ücret her hak ediş dönemi için “son üç aylık temel ücret” olarak değerlendirilmelidir. Yine ihale makamının ihbar ve kıdem tazminatı ile kullandırılmayan izinler sebebiyle herhangi bir sorumluluğu söz konusu değildir.
İhale makamı olan kamu kurumunun, her hak ediş dönemine ilişkin son üç aylık ücretten sorumluluğu, Yasadan doğan bir sorumluluktur. İşverenle ihale makamının birlikte dava edilmesi durumunda, müştereken müteselsilen sorumluluğa dair karar verilmelidir. İhale makamının tek başına dava edildiği durumlarda, işçinin mükerrer yararlanmasını önlemek için işverence sözü edilen ücretlerin ödenip ödenmediği araştırılmalıdır.
Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre, anahtar teslimi suretiyle ihale edilen işlerde, kamu makamlarının fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatili alacakları yönlerinden sorumluluğu bulunmamaktadır (Yargıtay 9.H.D. 19.1.2010 gün 2009/12074 E, 2010/378 K.).
Somut olayda,davalılardan Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ihale makamı olup 36. madde gereğince ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere son üç aylık ücretten sorumlu olup, fazla mesai ve hafta tatili ücretlerinden sorumluluğunun bulunmadığının gözetilmemesi hatalıdır.
3- Davacının hizmet süresi 15.03.2008 tarihinde sona erdiğine göre davalılardan Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığının 2007 Aralık,2008 Ocak ve Şubat ayı ücretlerinden sorumlu olduğu gözetilmeksizin Kasım ayı ücreti dahil ücret alacağı hesaplanması doğru değildir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy