MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ ( 3. İŞ)
DAVA:Davacı, fazla mesai ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının, davalı işverenlikte “topograf” olarak çalışmakta iken iş aktinin, 4857 sayılı Yasa'nın 17. maddesi uyarınca davalı işveren tarafından feshedildiğini, fesih sonrası tazminatları ve birikmiş ücret alacaklarının bir kısmı için 6000 TL ve 20/12/2009 vadeli 5600 TL miktarlı çekin davacıya verildiğini ileri sürerek ücret ve fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının tüm hak edişlerinin ödendiğini, herhangi bir ücret ve fazla mesai alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının ücret alacağının dava açıldıktan sonra ödenmesi nedeni ile bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, sübut bulduğu gerekçesi ile fazla mesai ücreti talebinin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe: Davalı vekilinin şahitlerini dosyanın bilirkişiye verilmesinden önce bildirdiği, davalı şahitleri dinlenmeksizin dosyanın bilirkişiye verildiği, bilahare davalı vekilinin verdiği bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davalı yarafın şahitlerinin dinlenmesi yönünde talepte bulunduğu; davalı vekili her ne kadar son duruşmada şahit dinletme talebini açıkça dile getirmemişse de bilirkişi raporuna itiraz dilekçesini tekrar ettiğini beyan ettiği, bu dilekçesinin şahit dinletme talebini de içerdiği dosyanın incelenmesinden görülmüştür. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Mühakemeleri Kanunu'nun 482. maddesi, sayılı belirli haller dışında davacı ... davalı tarafların iddia ve savunmalarını genişletip değiştiremeyeceklerini; bununla beraber, tahkikat bitinceye kadar iddia ve savunmalarını ispatlamak üzere delil ibraz ve ikame edebileceklerini belirtmiştir. Bu yasal düzenleme davalı şahitlerinin dinlenmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, davalı şahitleri dinlenilmeden karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması olup, hatalıdır.SONUÇ: Açıklanan nedenler ile, temyiz edilen kararın sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy