MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde Temmuz 2004-02.05.2009 tarihleri arasında çalıştığını, haksız ve tazminatsız olarak iş akdinin 02.05.2009'da sona erdirildiğini, işçi servisini de çekmesi sebebi ile haftanın 6 günü 07:00-19:00 saatleri arasında çalıştığını, yıllık izin ücretleri ile Nisan 2009 ayı ücretinin de ödenmediğini bu nedenle son beş yıllık izin ücreti ile fazla çalışma ücretine hak kazandığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ücret ile yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 03.08.2005-02.05.2009 tarihleri arasında yevmiyeli boyacı olarak çağrı üzerine çalıştığını, 02.05.2009 tarihinde işyerinde yapılan denetim sırasında daha düzenli çalışması için uyarıda bulunulduğunu, ancak davacının işyeri yetkilisi üzerine keser ile yürüdüğünü ve araya girenlerin gayreti ile müdahalenin engellendiğini, bu olaydan sonra davacının söylenerek işyerinden ayrıldığını ve bir daha işe gelmediğini, her işyerinde zaman zaman böyle olaylar olabileceği ve çalışma süresi de gözönünde bulundurularak davacıya 08.05.2009 tarihli ihtarname ile işe dön ihtarnamesi gönderildiğini ancak buna rağmen işe başlamadığını, iş akdini davacının bizzat işe gelmeyerek kendisinin feshettiğini, iddia edilen çalışma süresinin doğru olmadığını, servis çekmediğini, sadece ihtiyaç duyulduğunda malzeme taşımak için aracı kullandığını, Nisan 2009 ayı ücretinin de davacının banka hesabına yatırıldığını savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, taraflar arasında tartışma yaşandığının tüm tanıkların beyanlarından anlaşıldığı, oluşun şekli, sarfedilen sözcüklerin net bir şekilde ortaya konmadığı, davacının nedensiz yere işyeri yetkilisine elindeki malzeme ile hareketlenmesinin olağan olmadığı, böyle olması halinde de işverenin kendisine saldıran bir kişiyle iş ilişkisini sürdürmek istemesinin de olağan olmadığı, kaldı ki bahsedilen olaydaki eylemin müeyyidesi ve tazminatsız feshi getiren haller kapsamının yasada belirlendiği, hal böyle iken işverenin fesihte devamsızlığa dayanmasının samimi bulunmadığı, davacının haksız olarak işten çıkartıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı tarafından belirtilen ücret miktarının net mi, brüt mü olduğu anlaşılamamış, mahkemece de bu husus açıklığa kavuşturulmadan hüküm kurulmuştur. Herşeyden önce davacının beyan ettiği miktarın net mi brüt mü olduğu açıklattırılıp mahkemece toplanan deliller de gözönüne alınarak ücretin miktarı kesin olarak belirlendikten sonra, kıdem ve ihbar tazminatının giydirilmiş son brüt ücret üzerinden, fazla mesai ücretinin her bir çalışma dönemine göre belirlenecek çıplak ücretten, yıllık izin ücretinin de son alınan çıplak ücret üzerinden hesaplanması gerekirken, infazda tereddüte yol açacak şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı işveren tarafından yapılan kısmi ödemelere ilişkin makbuzların neye istinaden düzenlendiği taraflara açıklattırılıp, davacının talep ettiği dönem ücretlerine ait olduğu anlaşılması halinde mahsubunun da düşünülmemesi hatalıdır.
4- Somut olayda; davacı işçinin fazla çalışma ücreti isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Fazla mesai alacağı tanıkla ispat edildiği halde, yukarıdaki ilke kararı doğrultusunda bu alacaklardan hakkın özünü etkilemeyecek, makul bir hakkaniyet indiriminin yapılmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
5- Davacının iş akdinin fesih tarihi 02.05.2009 olmasına rağmen hüküm fıkrasında 02.05.2008 olarak yazılıp kıdem tazminatına bu tarihten itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.