MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdinin haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Davacının üçlü vardiya usulü çalıştığı, haftada 1 gün izin kullandığı anlaşıldığından, hafta tatili talebinin hatalı gerekçe ile de olsa reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Taraflar arasında işyerinde fazla çalışma yapılıp yapılmadığı hususunda ihtilaf bulunmaktadır.
Somut olayda, davacının çalıştığı otel işletmesinde resepsiyon görevi yapan davacı dahil 3 kişinin çalıştığı ve üçlü vardiyanın uygulandığı tartışmasızdır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına göre fazla çalışma hesaplanmış ise de, üçlü vardiya uygulanan işyerlerinde vardiya dışı çalışma yapıldığı iddiasının ancak yazılı delil ile ispatı mümkün olup, bu şekilde ispatlanamayan fazla çalışmanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
4-Davacının davalıyı davadan önce temerrüde düşürmediği hallerde faizin, dava ile istenilen kısmına dava tarihinden, ıslah ile artırılan kısımlarına ise ıslah tarihinden itibaren yürütülmesi gerekir. Ayrıca faiz talep edilmeyen hallerde de faize hükmedilmez.
Somut olayda, ıslah dilekçesinde faiz talebi olmadığı halde ıslah ile artırılan miktarlara faiz yürütülmesi HUMK 74 (HMK 26) maddesinde belirtilen talep ile bağlılık kuralına aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.