MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti zorunlu tasarruf nema alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Gerekçeli kararda davalı taraf için hüküm altına alındığı açıklanan vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesi şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olup, bozma nedeni yapılmamıştır.
2-5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. Temyiz süresi içinde temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmiş, ancak harç yatırılmamış ise, harç ve temyiz giderlerinin yatırılması için ilgili tarafa HUMK.’432. madde yollaması ile aynı yasanın 426/D maddesi gereğince işlem yapılması ve 7 günlük kesin süre verilmesi gerekir. 8 günlük süre içinde temyiz edilmeyen (HUMK.432-426/F), temyiz defterine kaydı yapılmayan(HUMK. 432-426/C) veya verilen kesin süre içinde temyiz harç ve gideri yatırılmayan(HUMK. 432-426/D) kararlar kesinleşmiş olur.
Karar taraf vekillerinin yüzüne karşı 10.06.2011 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilmiştir.
Davalı Vekili 10.06.2011 tarihinde usulüne uygun şekilde tefhim edilen kararı 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde belirtilen 8 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra 20.07.2011 tarihinde “katılma yoluyla” temyiz etmiştir.
Temyiz süresinin son günü olan 21.06.2011 günü Pazartesi olup, 20.07.2011 tarihinde yapılan temyiz süresinde olmayıp, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nda “katılma yoluyla” temyiz usulü düzenlenmediğinden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin HUMK.’nun 432.madde yollaması ile aynı kanunun 426/F maddesi gereğince süre aşımı nedeniyle REDDİNE,
3-Davacı temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde bulunmayan ve sebepleri bildirilmeyen bozma isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy