MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirket tarafından işletilen Büyük ... Oteli'nde 20/01/2004 tarihinden bu yana servis müdürü olarak kesintisiz çalıştığını, ... Eczacılar Odası'nın otelde vermiş olduğu yemekte meydana geldiği ileri sürülen gecikme bahane edilerek 15/05/2009 tarihinde işine son verildiğini, davalı işveren tarafından yapılan feshin haksız ve kanuna aykırı olduğunu, haftanın 6 günü ortalama 12 saat çalışma yapan müvekkiline fazla çalışma ücretlerininde ödenmediğini, resmi ve dini bayramlar ile genel tatil günlerinde dahi çalışan müvekkilinin buna ilişkin ücretlerininde ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, yıllık izin, fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili; davacının ücretlerin geç ödendiğinden bahisle işi yavaşlattığını, kendisi bu konuda uyarıldığı halde işi yavaşlatmaya devam ettiğini bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanmadığını, otelde çoğu zaman işin az olduğunu, fazla çalışmaya ihtiyaç olmadığını, ücret alacaklarında zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, ıslah tarihinin 08/10/2010 olduğunu dolayısıyla 11/02/2004-08/10/2005 tarihleri arasındaki fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ile resmi tatil ücretlerine ilişkin talebin ıslah tarihi itibarıyle zamanaşımına uğradığını, belirtilen dönem için zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak açılan davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti hesaplanırken genel tatil günleri de hesaplamaya dahil edilmiştir. Mahkemece ayrıca genel tatil ücreti alacağıda hüküm altına alınmış olup davacı işçinin genel tatil günlerindeki 7,5 saati aşan çalışmaları varsa ancak bu çalışmalarının fazla mesai ücreti hesabında dikkate alınması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3- Davacı vekili fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bir takım işçilik alacakları talebinde bulunmuş olup, 08.10.2010 harçlandırma tarihli ıslah dilekçesi ile de dava dilekçesinde talep ettiği alacak kalemlerini miktar yönünden ıslah etmiştir. 27.10.2010 tarihli duruşma zaptında davacı vekilince ıslah dilekçesinin karşı tarafa tebliğe çıktığı bildirilmiş ve mahkemecede davalı vekiline çıkarılan tebligat parçasının dönüşünün beklenmesi yönünde ara karar kurulmuştur. Dosya içerisinde davalı vekiline ıslah dilekçesinin tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçası bulunmamaktadır. Davalı vekili 26.01.2011 hakim havale tarihli dilekçesinde ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini ancak ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını bildirmiştir.
Yerel mahkemece, ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edilip edilmediği araştırılarak tebliğ edilmiş ise ıslaha karşı zamanaşımı definin süresinde olup olmadığıda denetlenmek ve değerlendirilmek sureti ile sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ayrı bir bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.