MAHKEMESİ 1. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı vekili, davalı işçinin annesine yapılan tedavi giderleri karşılığı ödenen işveren zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde taraflar ve ihbar olunan avukatları tarafından temyiz edilmiş, davalı S.. O.. avukatı duruşma talep etmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı şirket personeli iken babası vasıtasıyla Sosyal Güvenlik Kurumu sağlık hizmetlerinden faydalanması gereken annesini verdiği beyannamede kendi üzerinde gösterdiğini, bu sebeple 10.431,94.TL sağlık giderinin şirketçe ödenmesine neden olunduğunu, davalının annesi adına tedavi yardım beyannamesi vererek sağlık karnesi çıkarttığını, sağlık karnesi çıkartılmasına davacının beyanının dayanak olduğunu, Tedavi Yardım ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinin 40. maddesinde beyanın esas olduğunun düzenlendiğini, davalının annesinin babası vasıtasıyla sağlık hizmetlerinden yararlanmak hakkı varken davalının beyanı gereğince şirketin sağlık hizmetlerinden faydalanmasını sağladığını, toplam 10.431,94.TL sağlık harcamasının şirket tarafından karşılandığını, davalının annesinin şirket sağlık hizmetlerinden yararlanamayacağını, devlet memurunun ana ve babasının tedavi yardımından yararlanmasının yasalar uyarınca kendisine sağlık yardımı sağlanmaması şartına bağlı olduğunu belirterek, bu zararın avans faizi ile davalı işçiden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davacı kurumda 1983 tarihinde işe başladığını, 25 yıl sonra 2008 tarihinde emekli olduğunu, 2006 Şubatına kadar 399 sayılı KHK kapsamında çalıştığını, davacı kurumun özelleştirilmesi sonrası 16.02.2006 tarihinde imzaladığı sözleşme ile 4857 sayılı yasaya göre çalışmaya devam ettiğini, davacının babası Güzel Or'un söz konusu tarihlerde işçi statüsüyle emekli olduğunu, annesinin rahatsızlığı nedeniyle sağlık harcamalarının çalıştığı davacı kurumca karşılanması kuruma istenen belgeleri de ekleyerek Tedavi Yardım Beyannamesi verdiğini, bu beyannameyi verir iken kurumu zarara uğratmak düşüncesi olmadığını, sadece annesini mağdur etmek istemediği için bunu yaptığını, kurumun kendisinden sadece annesinin Sosyal Güvenlik Kurumu Belgesini istediğini, annesinin her hangi bir kurumdan sağlık güvencesi olmadığına dair belgeyi alıp davacıya teslim ettiğini, ortada eksik bir inceleme var ise davacıya yüklenemeyeceğini, davacı ile aynı durumda olan bir çok kişi olduğunu, bunların davacı kurumca geri istenmediğini, bu durumun eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu, annesine bakmakla ödevli olduğunu, annesinin bu şekilde faydalanmasının hukuka aykırı olmadığını, kurumun zararı olmadığını, hiçbir kusuru olmadığından tazminle sorumlu tutulamayacağını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporuna itibar edilerek, davalının davacı kuruma annesi Selime Or hakkında Tedavi Yardım Beyannamesi verdiği yine annesinin sağlık yardımından faydalanması için sağlık karnesi talep ettiği, beyanname ekindeki dilekçeler üzerindeki derkenarlara göre davalının Sosyal Sigortalar Kurumu, Emekli Sandığı ve Vergi Dairelerinde sigorta tescil kaydının olmadığının ilgili kurumlarca belirtildiği, davalının annesi adına çıkarttığı sağlık karnesinin iptalini istediği 22.11.2006 tarihli dilekçeyi davacı kuruma verdiği, davalının babası Güzel Or'un 3501006119284 sigorta sicil nosu ile 09.12.1968 tarihinden itibaren sigorta tescil kaydı olduğu, davalının babasına 2100717004 tahsisi no ile yaşlılık aylığı bağlandığı, yine 8100042546 tahsis no ile ise sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı SGK'nun 24.6.2009 tarihli yazısından anlaşıldığı, davalının babasının ilgili tarihlerde, yani annesine tedavi yardımı yapılan ve davacı kurumca bedelleri karşılanan 2001-2006 yılları arasında 506 sayılı yasa kapsamında emekli kişi olduğunu ve yaşlılık aylığı almakta olduğunu açıkça beyan ettiği, davalının annesinin, davalının sosyal güvenlik haklarından önce, eşi(kocası) olan ...un sosyal güvenlik haklarından faydalanması gerektiği, davalının, annesinin SSK hastanesinde yaşanan sıkıntılardan ötürü mağdur olmasını engellemek için ve iyi niyetli olarak annesinin sağlık yardımlarının kendisi kapsamında çalıştığı davacı kurumunca karşılanması için bu yönde tedavi yardım beyannamesi vermesi savunması hukuka uygun olmadığı gerekçesi ile davacının yaptığı sağlık harcamalarının yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davacı vekili tarafından uygulanan faizin türü yönünden, davalı vekili tarafından ise cevap nedenleri ile temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Dosya içeriğine göre 1983 yılında sözleşmeli personel olarak işe başlayan davalıdan, davacı işveren tüm çalışanlara uyguladığı Tedavi Yardım ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği kapsamında işe giren davalının bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerini beyanname ile bildirmesi için tebligat yapmış ve davalıda annesine bakmakla yükümlü olduğunu bildirmiştir. Davalının bu şekilde bazı yıllar yenilenmek sureti ile annesine tedavi giderlerinden yararlanması için sağlık karnesi çıkarttığı, ancak sağlık karnesi çıkarılmadan önce davacı kurumun, davalı annesinin sosyal güvenlik bakımından başka kurumda kaydı olup olmadığına dair sorgulama yaptığı ve davalı annesinin kayıt sorulan Sosyal Sigortalar Kurumu, Emekli Sandığı ve Bağ-kur kurumlarında herhangi birinde kaydının olmadığı ve sosyal güvenlik bakımından davalının annesine bakmakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.
Sağlık yardımından yararlanmak isteyenlerin sadece beyanla değil aynı zamanda Sosyal Güvenlik Kurumlarından getirecekleri bir belgeyle bu yardımlardan yararlanabilecekleri açıktır. Diğer sosyal güvenlik kurumları davalı annesine ait kaydı bildirmiş olması durumundan, davalı annesi davacının ödemek sonunda olduğu tedavi giderlerinden yararlanamayacak, ancak annenin sağlık harcamaları sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanacaktı. Davalı çalışanın annesinin tedavi giderlerinin karşılanması ile sebepsiz olarak zenginleşmesi sözkonusu olmadığı gibi bu tedavi harcamalarının doğru olmadığı da ileri sürülmemiştir. Davacının annesi adına tedavi yardımı beyannamesi doldurduğu, davalı kurumun Sosyal Güvelik Kurumlarından ilgili belgeleri getirttiği, gelen belgeleri kabul ederek davalı kurumun davacının annesinin sağlık yardımlarından yararlanmasını kabul ettiği, davacının herhangi bir usulsüz ve yalan beyanda bulunarak
kurumu yanıltmadığı, bu işlemlerin yapıldığı tarihte davacının Emekli Sandığı çalışanı olduğu, davalı kurumun henüz özelleştirilmediği, davacıdan başka davalı kurumda çalışıp da davacı ile aynı durumda olan anne, baba, eş ve çocuklarının sağlık yardımlarından yararlandığı, çalışanların yakınlarına yapılan sağlık harcamalarının geri istenmediği, haklarında herhangi bir yasal işlem yapılmayan bir çok çalışanın olduğu, yasal işlem başlatılanların ise fatura tarihlerinin çok eski yıllara dayanmasına rağmen yeni tarihli olduğu, davacı aleyhine başlatılan bu işlemde eşitlik ilkesine uyulmadığı anlaşıldığından davacının tedavi giderlerini davalıdan istemesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Nitekim davacı kurumun başka bir çalışanından istediği tedavi gideri istemi, yerel mahkemenin aynı gerekçe ile ret kararı üzerine Dairemizin 26.12.2011 gün ve 2011/36173 E, 2011/49639 K. sayılı ilamı ile onanmıştır. Davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy