MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A ) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı şirkette 1998 yılında işe başladığını, iş akdinin Ekim 2009 ayında davalı işveren tarafından feshedildiğini, son 10 yıllık dönemde kalite kontrol departmanı uzman analisti olarak görev yaptığını, çalıştığı sürece sürekli fazla mesai ve hafta sonu çalışmaları yaptığını, bu çalışmaları karşılığı 2007 yılı sonuna kadar ödenmiş ise de 2007 yılından sonra ödenmediğini, oysa kalite kontrol departmanında yapılan işin raporlanması, data kontrolü, yeni ilaçların kontrolü, eski ilaçların üretim şekillerinin denetlenmesi ve sair işlemler nedeniyle işin niteliği gereği yoğun bir şekilde fazla çalışma yaptığını, normal mesai saatleri 08-18 arası olmasına rağmen haftada ortalama 3-4 gün 21-22’ye kadar çalıştığını, cumartesi günleri 09-17 saatleri arasında hafta sonu çalışması yaptığını, son ücretinin 3.000.00.TL olduğunu beyanla fazla mesai ve hafta sonu çalışma karşılığı ücretlerinden oluşan toplam 10.000.00.TL.sının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının ... A.Ş. holding nezdinde 21.5.1998 tarihinde kimya mühendisi olarak işe başladığını ve ilaç fabrikası iş yerinde kalite kontrol departmanında uzun süre çalıştığını, fabrika arsasının satılması ve ilaç üretim faaliyetine son verilmesi nedeni ile işyerinde çalışan tüm personel ile birlikte davacının da iş akdinin 31.03.2008 tarihi itibari ile İş kn. 17.maddesine göre ihbar - kıdem tazminatları ödenmek sureti ile feshedildiğini ve davacının çalışma süresine ilişkin tüm ücretlerinin, hafta tatili ve genel tatil ücretleri ile yaptığı fazla çalışma karşılığı ücretlerini aldığını ve hiçbir hak ve alacağı kalmadığını beyanla müvekkili şirketi ibra ettiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafından ibranameye dayanılmışsa da, ibranamenin miktar içermediği, ayrıca ibranamede ihtirazı kayıt bulunduğu, ibraname ile savunmanın çelişmesi nedeniyle ibranameye itibar edilemeyeceği, tanık beyanlarından davacının bilirkişi raporunda belirtilen şekilde fazla mesai yaptığının bildirildiği, bilirkişinin tespit etmiş olduğu Net 10.981,00 TL fazla mesai ücretinden davacının hastalık mazeret gibi nedenlere izinli olabileceği günler olacağı nazara alınarak takdiren %10 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığında davacının talep edebileceği Fazla mesai ücretinin Net 9.882,00-TL olduğu anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda; davacı işçinin fazla çalışma ücreti isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Dairemizin önceki kararlarında; fazla çalışma ücretlerinden yapılan indirim, kabul edilen fazla çalışma süresinden indirim olmakla, davalı tarafın kendisini avukatla temsil ettirmesi durumunda reddedilen kısım için davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmekteydi (Yargıtay 9.HD. 11.02.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K.). Ancak, işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada, mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilenemeyeceğinden, Dairemizce 2011 yılı itibarıyla maktu ve nispi vekâlet ücretlerinin yüksek oluşu da dikkate alınarak konunun yeniden ve etraflıca değerlendirilmesine gidilmiş, bu tür indirimden kaynaklanan ret sebebiyle davalı yararına avukatlık ücretine karar verilmesinin adaletsizliğe yol açtığı sonucuna varılmıştır. Özellikle seri davalarda indirim sebebiyle kısmen reddine karar verilen az bir miktar için dahi her bir dosyada zaman zaman işçinin alacak miktarını da aşan maktu avukatlık ücretleri ödetilmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Yine daha önceki kararlarımızda, yukarıda değinildiği üzere fazla çalışma alacağından yapılan indirim sebebiyle ret vekâlet ücretine hükmedilmekle birlikte, Borçlar Kanununun 161/son, 325/son, 43 ve 44 üncü maddelerine göre, yine 5953 sayılı Yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirim sebebiyle reddine karar verilen miktar için avukatlık ücretine hükmedilmemekteydi. Bu durum uygulamada hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olduğundan ve konuyla ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de herhangi bir kurala yer verilmediğinden, Dairemizce eski görüşümüzden dönülmüş ve fazla çalışma alacağından yapılan indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.
Somut olayda, mahkemece fazla mesai ücretinde yapılan %10 hakkaniyet indirimi azdır. Yukarıdaki ilke kararı uyarınca makul oranda hakkaniyet indirimi yapılmalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.