MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, bakiye ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilleri ile davalı şirket arasında 23/09/2009 tarihinde işletme çalışmasa dahi 3 ay maaş taahhütlü, işletmenin çalışması halinde 6 ay boyunca uygulanacak olan belirli süreli iş sözleşmesinin imzalandığını, müvekkillerinin 23/09/2009 tarihinde sigorta girişlerinin yapılması için evraklarını şirkete teslim ettiklerini ve işe başladıklarını, 15/10/2009 tarihinde saat 22.00-23.00 sıralarında iş veren tarafından çağırılan müvekkillerinin hiç bir gerekçe belirtmeksizin sözlü olarak işlerine son verildiğini, işverence 23/09/2009–15/10/2009 tarihleri arasındaki çalışmalarına karşılık gelen ücretlerinin bir kısmının nakit olarak diğer kısmının çekle ödendiğini, sözleşmeden kaynaklı bakiye alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek müvekkillerinin bakiye ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili; davacılardan ...ile belirli süreli iş akdi yapıldığını ... işe başlamadığını, ... ile sözleşmeye taraf olmayıp iş yerinde çalışan davacı ...'ın iş akitlerinin haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki hizmet akdi belirli süreli hizmet akdi niteliğinde olmayıp garanti süreli hizmet akdi olduğundan mahkemenin bakiye süre ücreti hesabında yasaya aykırılık yoktur. Ancak dairemizin yerleşik uygulamasında belirli süreli ya da garanti süreli hizmet akitlerinden kaynaklanan bakiye süre ücretinden davacının işi yapması sonucunda tasarruf ettiği yahut diğer bir iş ile kazandığı ya da kazanmaktan kasten feragat eylediği şeylere karşılık hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Mahkemece, hesaplanan bakiye süre ücretinden, 818 sayılı Boçlar Kanunu'nun 325. maddesi (6098 sayılı yeni Borçlar Kanunu 408. maddesi) uyarınca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy