MAHKEMESİ: 9. İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı vekili, davacının kıdem ve ihbar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılardan M.. B.. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı asıl işveren Bakanlığa ait işyerinde değişen alt işveren işçisi olarak çalıştığını ve en son ortak girişimi oluşturan alt işverenler ... Tem. Ltd. Şti işçisi olarak çalışırken iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini belirterek, kıdem ve ihabr tazminatı ile kullanmadığı yıllık ücretli izin ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı bakanlık vekili husumet itirazında bulunurken, davalı olarak gösterilen ortak girişimden ... Temizlik Ltd. Şirket vekili davanın reddi gerektiğini savunmuş, ortak girişimi oluşturan diğer şirket .... San. Ldt. Şirketine ise tebligat yapılmamıştır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporuna itibar edilerek, davalılar arasında asıl- alt işveren ilişkisi olduğu, davalı bakanlığın asıl işveren, diğer davalı şirketin ise son alt işveren olarak sorumlu olduğu, davacının iş sözleşmesinin haksız feshedildiği, kullanmadığı izinleri bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Anayasanın 36. maddesinde, herkesin meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27 maddesinde davanın tarafları, müdahilleri ve yargılamanın diğer ilgilileri kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenme hakkına sahip oldukları, bu hak kapsamında; yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesi ve kararın somut ve açık gerekçelendirilmesi vardır.
Hukuk Genel Kurulunun 8.10.2003 tarih, 2003/12-574-564 sayılı kararında vurgulandığı üzere ortak girişim iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri bir ortaklık türü olup, bu ortaklığın tek başına tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Ortak girişimin tüzel kişiliği olmadığından ve dava dilekçesinde her iki şirketin gösterilmesi ve dava dilekçesinin ortak girişimi oluşturan her iki şirkete ayrı ayrı tebliğ edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması gerekir.
Davacı işçi, son alt işveren ortak girişi oluturan ... Tem. Ltd. Şti işçisi olarak diğer davalı asıl işveren işyerinde, ortak girişimin üstlendiği işte çalışmıştır. Ortak girişimin tüzel kişiliği olmadığından ve dava dilekçesinde her iki şirket gösterildiğinden dava dilekçesinin ortak girişimi oluşturan her iki şirkete ayrı ayrı tebliğ edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Somut olayda alt işveren olan adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklığın her bir ortağına ayrı ayrı dava dilekçesinin tebliğ edilmesi gerekirken, salt bir şirkete tebliğ ile yetinilerek diğer şirket davadan haberdar edilmeden, bu şirketin yokluğunda karar verilmesi ile davalı ortak girişimi oluşturan şirkete savunma araçlarını kullanma ve davaya karşı açıklamada bulunma fırsatı tanınmaması hukuki dinlenilme hakkının ihlalidir. Mahkemece ortak girişim adına dava açıldığı halde, dava dilekçesinin ortak girişimi oluşturan şirketlerden birisine tebliğ edilip, diğerine tebliğ yapılmayarak taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılıp, karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, sair temyiz nedenleri incelenmeksizin yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.