MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, kötüniyet tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine ve işe giriş sırasında alınan boş senedin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirkette şehirlerarası akaryakıt taşımacılığı görevi ile tanker şoförü olarak işe başladığını, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir gerekçe gösterilmeksizin sona erdirildiğini ileri sürerek kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatları ile ücret, yıllık izin, fazla mesai, genel tatil ücreti ve işe giriş sırasında işverence alınan boş senetten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ve senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili; şirketin Konya'daki iş yerinde şoföre ihtiyaç duyulması üzerine hizmet akdinin işverene verdiği nakil yetkisi de nazara alınarak davacının Konya'da çalışma üzere görevlendirildiğini, davacının görev yeri değişikliğini kabul etmeyerek yeni iş yerinde göreve başlamaması üzerine iş sözleşmesinin feshedildiğini işverence yapılan feshin haklı olduğunu ve davacının talep edebileceği bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ç) Temyiz:
Karar süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
D) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda; fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispat edememiştir. Hükme esas bilirkişi raporunda da davacının haftalık 45 saati aşan çalışması bulunduğunun tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından somut olarak ortaya konup kanıtlanamadığı isabetli bir şekilde belirtilerek takdir mahkemeye ait olmak üzere hesaplama yapılmış olup mahkemece davacının iddiasını ispatlayamadığı gözetilmeksizin alacağın reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.