MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 01/01/2004 - 05/11/2008 döneminde davalı şirkete ait işyerinde çalıştığını emeklilik nedeniyle ayrıldığını iddia ederek 1.000,00 TL kıdem tazminatının,500,00 TL yıllık izin ücretinin, 250,00 TL hafta tatili ücretinin ve 250,00 TL genel tatil ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
... Belediyesi; ihale makamı olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
... Ltd Şirketi ; taşeronlar değişmesine rağmen davacının çalışmasını sürdürdüğünü, belediyenin asıl işveren olduğunu, emeklilik nedeniyle ayrıldığına dair yazılı beyanda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Kıdem tazminatına uygulanması gereken faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme
almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Somut olayda davacı emeklilik nedeniyle davalı işyerinden ayrılmış olup davacının bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğu ve yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belgeyi davalı işverene verdiği kanıtlanamadığı halde kıdem tazminatı faizinin dava tarihi yerine davalı işyerinden ayrılış tarihinden yürütülmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de,bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nın geçici 3/1 maddesi yollaması ile HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasındaki “ 3.075,48 TL kıdem tazminatı alacağının akdin feshi tarihi olan 05/11/2008 tarihinden itibaren mevdata uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte, ” parağrafının çıkarılarak yerine;
“ 3.075,48 TL kıdem tazminatının dava tarihi 13.01.2009 tarihinden itibaren mevdata uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte,” paragrafının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.