MAHKEMESİ : 3. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı Bakanlığa ait hastanede alt işveren işçisi olarak belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken emeklilik nedeniyle akdi feshettiğini belirterek, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı S.. B.. vekili, husumet ehliyetlerinin olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, akdin işverence haksız olarak feshedildiği ve davalının asıl işveren sıfatıyla tüm alacaklardan sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 392 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesine göre davalı Bakanlığın harçtan muaf olduğu gözetilmeden, davalı Bakanlığın harca mahkûm edilmesi, İş sözleşmesinin davacı tarafından yaşlılık aylığı almak amacıyla 31.03.2008 günü feshedildiği, davacının 31.03.2008 günlü tahsis talebinin işverene 16.04.2008 günü bildirildiği, buna göre de 4857 sayılı İş Kanunu’na göre çalışan davacının kıdem tazminatı alacağı faizinin 16.04.2008 gününden başlatılması gerekirken, 31.08.2008 tarihinden itibaren başlatılması,
4857 sayılı İş Kanunu’na göre çalışanların fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarına talep gibi en yüksek mevduat faizi uygulanması gerekirken, mahkemece yasal faize hükmedilmesi,
Davacı lehine vekalet ücretine hükmedilirken Danıştay Dava Daireleri Kurulu’ nun 30.06.2011 gün ve 2011/321 YD. Sayılı yürütmeyi durdurma kararının dikkate alınmaması, hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı yasanın geçici 3/1 maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Kararının hüküm kısmının tamamen çıkartılarak yerine;
“1- Davanın KABULÜ ile;
6.147,77 TL brüt kıdem tazminatının, davacının yaşlılık aylığı tahsis talebinin işverene bildirildiği tarih olan 16.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca bir yıllık mevduata fiilen uygulanan en yüksek mevduat faiz oranında faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
200,00 TL brüt fazla çalışma ücreti alacağının ve 50,00 TL brüt genel tatil ücreti alacağının dava tarihi olan 06.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca bir yıllık mevduata fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi oranında faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
2- Davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacının yatırdığı peşin harç ile ıslah harcının karar kesinleştiğinde ve isteği hâlinde davacıya iadesine,
3- Davacı vekil ile temsil edildiğinden, karar tarihindeki AAÜT. si ile Danıştay Dava Daireleri Kurulu’ nun 30.06.2011 gün ve 2011/321 YD. Sayılı yürütmeyi durdurma kararı dikkate alınarak hesaplanan 767,73 TL. nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Davacının yaptığı 3 davetiye bedeli 16,00 TL, posta masrafı 14,10 TL, bilirkişi ücreti 175,00 TL olmak üzere toplam 205,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine” hükmünün yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.