MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece yapılan yargılama sonunda 21.07.2011 tarihli oturumda efhim edilen kısa karar aynen “ 1- Mahkememizde açılan davada kıdem tazminatı olarak dava dilekçesinde istenen miktarın aktin bozulduğu 26.09.2009 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, ıslah edilen kısmın ise faizsiz olarak davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, İhbar tazminatı olan 1.276,13 TL.' sının ilk dava açıldığı tarihteki istemin 23.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, ıslah edilen kısmın ise faizsiz olarak davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazla talebin reddine “ şeklinde yazılmış,
Davacı vekilinin “ kıdem tazminatının ne kadar olduğunun açıkça belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağı “ gerekçesi ile yaptığı tavzih talebi kabul edilerek, bu kez 26.07.2009 tarihli tavzih kararı ile aynen “ 2- Mahkememizde açılan davada kıdem tazminatı olarak 3.000,00 TL.'nin iş aktin bozulduğu 26.09.2009 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, 2.049,77 TL.'sının ise faizsiz olarak davalıdan alınıp, davacıya verilmesine,
3- İhbar tazminatı olan 1,00,00 TL.' sının ilk dava açıldığı tarihteki istemin 23.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 276,13 TL.' sının faizsiz olarak davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazla talebin reddine " şeklinde hüküm oluşturulmuştur.
Mahkemenin yukarıda yazıldığı şekildeki noksan tefhimi hatalıdır.
Mahkemece kıdem tazminatının ne kadar olduğuna ilişkin tereddüdü ortadan kaldırmaya yönelik tavzih talebini kabul etmesi yerinde ise de, Mahkeme bu kez ihbar tazminatına ilişkin olarak ilk davada talep edilen miktarın 1.000,00 TL. olmasına rağmen tavzih kararında bu miktarı kaç lira olduğu anlaşılmaz bir biçimde “ 1,00,00 TL.” olarak yazmış, hükmü tekrar anlaşılmaz hale getirmiştir.
Mahkemenin hem karar tefhiminde, hem de tavzih kararında 1086 sayılı HUMK. nun 388/son maddesinde belirtilen “hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir “ hükmüne aykırı davranmıştır. Bu nedenle hükmün 1086 sayılı HUMK. nun 388/son maddesine uygun şekilde oluşturulması için HMK. nun geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:
Gerekçeli karardaki hüküm fıkrası ile tavzih kararındaki kabule ilişkin 1 ve 2 numaralı bentlerin tamamen çıkartılarak, yerlerine;
“ 1- 5.049,77 TL. net kıdem tazminatından;
3.000,00 TL.'sinin fesih tarihi olan 26.09.2009 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, 2.049,77 TL.' sinin ıslahta faiz talep edilmediğinden faizsiz olarak,
2- 1.276,13 TL. net ihbar tazminatından;
1.000,00 TL.'sinin dava tarihi olan 23.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte,
276,13 TL.' sinin ıslahta faiz talep edilmediğinden faizsiz olarak davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine “ bendinin yazılmasına, kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.