MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla meai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili,müvekkilinin 24/04/1998 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, işyerinde çalışmakta iken sağlığının bozulduğunu ve çalışmakta güçlük çektiğini, davalı işveren davacının çalışmasının uygun olmayacağını kabul ettiğini ve müvekkiline toplam 2.350,00 TL ödeyerek davacının işyeri ile ilişkisini sona erdirdiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 24/04/1998 tarihinde müvekkili şirkette işe başladığını, 30/11/2009 tarihinde istifa dilekçesi ve ibraname vererek işten ayrıldığını, işten ayrılışı sırasında kendisine hakkettiği tüm alacaklarının imzası karşılığı peşin olarak ödendiğini, davacının dava dilekçesinde tazminatının düşük ödendiğini, çalıştığı sürelerin hesaba katılmadığını iddia ettiğini, buna dair iddialarını kanıtlayacak herhangi bir belge sunulmadığını açıklayarak, dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, uzun yıllar çalışma hayatı bulunan bir kişinin çalıştığı işyerinden tazminatlarını almadan, hiçbir sebep yokken işten ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi hem istifa edip hem de ibraname ile tüm alacaklarının ödendiği beyanları arasında çelişki olduğu, davacının istifasının Yargıtay'ın aradığı gerçek iradeyi tam olarak yansıtmadığı, genel bir içerik taşıdığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacının kıdem tazminatı ile yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacakları hüküm altına alınmıştır.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yıllık izin noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Kanunda, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti için kesin bir ödeme günü belirlenmiş değildir. Yasada, sözleşmenin feshi anı yıllık ücretli izin hakkının ücrete dönüşmesi, bir başka anlatımla izin ücretine hak kazanma zamanı olarak kabul edilmiştir. İş sözleşmesinin feshedildiği tarihte izin ücreti muaccel olur, ancak faiz başlangıcı bakımından işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekir.
Dairemizce, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti, geniş anlamda ücret içinde değerlendirilmemiş ve İş Kanununun 34 üncü maddesinde sözü edilen bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilemeyeceği kabul edilmiştir (Yargıtay 9.HD. 24.10.2008 gün 2007/30158 E, 2008/28418 K.). Bu itibarla, izin ücreti için yasal faiz uygulanmalıdır.
Sözleşmenin feshi üzerine ödenmesi gereken izin ücretinden taktiri indirim yapılması doğru değildir.
Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı yıllık izinlere ait ücreti istemesi mümkün değildir. Bu nedenle, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında izin hakkının bulunduğunun tespitini istemesinde hukuki menfaati vardır.
Somut olayda,davalı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu imzalı “Yıllık Ücretli İzin İzlenimi” belgesinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması karşısında hükmün bu noktadan bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.