MAHKEMESİ:3. İŞ MAHKEMESİ (... 1.İŞ)
DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı fazla mesai ücreti, ulusal bayram, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı yanında 6.9.1999-19.11.2007 tarihleri arasında çalıştığını,iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ve haklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, ... 3. İş Mahkemesinde açtığı işe iade davasının ret ile sonuçlandığını, primle çalışan üst düzey yönetici olması sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceğini, tüm haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalıya ait işyerinde 06/09/1999 - 19/11/2007 tarihleri arasında 8 yıl, 2 ay ,13 gün süre ile 2.240,00 TL brüt aylık ücret ile çalıştığı, davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesi gereğince feshedildiği, davacının işveren şirkete karşı Kadıköy 3. İş Mahkemesinin 2007/452 Esas sayılı dosyası ile işe iade davası açtığı ve mahkemece iş akdinin haklı olarak feshedildiği gerekçesi ile işe iade davasının reddedildiği, kararın da Yargıtay 9. H.D' nin 02/03/2009 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiği, böylelikle davacının kıdem ve ihbar tazminatı şartlarının oluşmadığı, davacının yıllık ücretli izin haklarını gösteren yıllık ücretli izin defteri veya eş değerde başka bir kanıt dosyaya sunulamadığı davacı tarafça iki kez yıllık izin kullanıldığının beyan edildiği, bu durumda toplam 100 gün yıllık izin ücreti alacağının bulunduğu, yine dosyaya davacının işyerindeki çalışma saatlerini gösteren imzalı puantaj cetvelleri veya eş değerdeki belgeler sunulmadığından tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, değerlendirme yapıldığında davacının 45 saatlik yasal haftalık çalışma süresini aşan 12 saatlik fazla mesai yaptığı, davacının genel tatillerde de çalışma yaptığı ama bu çalışmasının bilirkişi raporunda fazla mesai ücreti alacağının hesaplanmasında değerlendirildiği ayrıca bir hesap yapılmasına gerek olmadığı, 945,10 TL yıllık izin ücreti ile dava ile ıslah dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak ve süresinde yapılan zaman aşımı itirazı dikkate alınarak %20 hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle 13.818,40 TL fazla mesai ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, kanıtlanamayan kıdem, ihbar tazminatı ve genel tatil ücreti taleplerinin REDDİNE karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı Davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki olması 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre aykırıdır.
Karardan sonra yürürlüğe giren ve temyiz incelemesi sırasında yürürlükte olan 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen YİBK.na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK.nun 298/2. maddesine göre “ Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Somut olayda, mahkemece kısa kararda toplam 13.551,46 TL fazla mesai alacağına hükmedilmiş, gerekçeli kararda ise %20 hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle 13.818,40 TL fazla mesai ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine denmiştir.
Yukarıda belirtildiği üzere duruşmada tefhim edilen hüküm sonucu ile kararın gerekçesinin çelişkili olduğu açıkça ortadadır.
Bu nedenlerle 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına ( 6100 sayılı yasanın HMK.nun 298/2. maddesine) aykırı olduğu anlaşılan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.12.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.