MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (... 3.İŞ)
DAVA : Davacı ve karşı davalı, ihbar tazminatı ile tazminat alacaklarının ödetilmesine, davalı ve karşı davacı, kıdem tazminatı, prim ücreti, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ile masraf alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne
karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı-karşı davalı şirket vekili; davalının, müvekkili şirkette çalışmakta iken iş akdinde belirtilen ihbar önellerine uymaksızın, istifa etmek sureti ile iş akdini feshettiğini ileri sürerek, ihbar tazminatı ve taahhütname de öngörülen tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı-karşı davacı işçi vekili; müvekkilinin istifa etmediğini, iş akdini haklı nedenle feshettiğini, buna rağmen ihbar önellerine uyarak çalışmaya devam ettiğini, ayrılma tarihi konusunda karşılıklı mutabakat sağlandığını savunarak, davacı-karşı davalı tarafından açılan davanın reddi ile kıdem tazminatı, ücret alacağı, prim alacağı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve masraf alacaklarının davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davacı-karşı davalı şirketin davasının reddine, davalı-karşı davacının davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde taraflarca temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece; işçinin istifası geçerli kabul edilerek, feshe dayalı alacak istemleri reddedilmiştir.
İlke olarak istifanın işverence kabulü zorunlu değilse de, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. Bununla birlikte istifaya rağmen tarafların belirli bir süre daha çalışma yönünde iradelerinin birleşmesi halinde, kararlaştırılan sürenin sonunda iş sözleşmesinin ikale yoluyla sona erdiği kabul edilmelidir.
Somut olayda işçi, 17.10.2008 tarihi itibari ile istifa ettiği halde, işverence istifa dilekçesi işleme konulmamış, işçide işyerinde 29.11.2008 tarihine kadar çalışmaya devam etmiştir.
Bu durumda, gerçek bir istifa iradesinden bahsedilemeyeceği gözetilmeksizin istifa olgusuna değer verilerek hüküm kurulması hatalıdır.
İş akdinin, işçinin (bonus adı altında) primlerinin ödenmemesi ve işverenin işçiye hakaret etmesi nedeniyle işçi tarafından haklı nedenle fesh edildiği tanıklar (... ve ... 'nın) anlatımlarından anlaşıldığından kıdem tazminatına hükmedilmelidir.
3- Bilirkişi tarafından hesaplamaya esas alınan aylık ücret tutarı 2.149,50 TL net olup, davalı işçinin talebi ise aylık net 1.885,60 TL'dir. Buna göre talep aşılarak yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Diğer taraftan işçinin çalışmasının prim esasına dayalı olduğu taraf tanıklarınca doğrulandığı halde prime esas satışların tespit edilemediği gerekçesine dayalı bilirkişi raporu doğrultusunda şirket kayıtları incelenmeksizin prim isteminin reddi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Açıklanan sebepler ile temyiz edilen kararın BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy