(4857 S. K. m. 32, 46)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 01.08.1996 tarihinden itibaren davalı şirketin Libya’daki şantiyelerinde mobil vinç operatörü olarak çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 04.02.2010 tarihinde davalı tarafından sona erdirildiğini, en son aylık net 1.200 $ ücret aldığını, işyerinde ayrıca verilen 3 öğün yemekten ve yatmak için tahsis edilen koğuştan yararlandığını, alacaklarının ödenmediğini iddia ederek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ve tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının şirketin yurtdışı şantiyelerinde mobil vinç operatörü olarak çalıştığını, 27.01.2010 tarihli kendi el yazısı ile yazdığı dilekçesi ile hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde istifa ederek işten ayrıldığını, istifa nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, son olarak Libya şantiyesinde 0,82 Libya Dinarı saat ücreti aldığını, sunulan kayıtlarda da anlaşılacağı gibi davacının ücretinin hiçbir zaman 1.200 $ a ulaşmadığını, Libya Dinarının uluslararası dolaşımı olmadığı için bordro tahakkuklarının USD karşılığının personel cari kartında ay ay gösterilerek dolara çevrilen bu ödemelerin davacının banka hesabına yatırıldığını, davacının fazla mesai, genel tatil, dini milli bayram günlerinde yapılan çalışmalarının karşılığı olan ücretlerin net maaşına eklenerek ödendiğini, maaş bordrolarında da bu durumun anlaşıldığını, davacı tarafından bu ödemelerin hiçbir ihtiraz-i kayıt öne sürülmeden kabul edildiğini, davacının yıllık izinlerini kullandığını, kullanmadığı yıllık izinlerinin karşılığı olan ücretlerin bordroda tahakkuk ettirilerek davacıya ödendiğini, 2005 yılından önceki çalışmalarına ilişkin ücret alacaklarının 5 yıllık zamanaşımı süresi gereğince talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı 1200 USD ücret aldığını iddia etmiş, davalı davacının kayıtlardaki ücreti aldığını savunmuştur. Davacı tanıkları iddiayı doğrulamışlar, davalı tanık dinletmemiştir.
Bilirkişi tarafından iddiaya ve savunmaya itibarla 2'li hesap yapılmış, mahkemece savunmaya itibarla hesap yapılan şıkka göre hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına göre isabetli değildir.
Mahkemece yapılan emsal ücret araştırmasında ücret 1800 dolar olarak tespit edilmiştir. Davacı talebi tespit edilen emsal ücret miktarının altında kalmaktadır. Diğer taraftan davacı ücret iddiasını tanıkları ile kanıtlamış olup, tanık beyanları ile emsal ücret araştırması dikkate alınarak davacı ücretinin 1200 dolar kabul edilmesi ve bordrolarda yer alan fazla çalışma tahakkuklarının mahsup edilerek farkına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3- Hafta tatili ücretinin hesabı yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince, çalışılmayan hafta tatili günü için bir iş karşılığı olmaksızın işçinin ücreti tam olarak ödenir. Hafta tatilinde çalışan işçinin ücretinin nasıl hesaplanacağı yasalarda düzenlenmemiş ise de, Dairemizce hafta tatilinde yapılan çalışmanın fazla çalışma sayılacağı, buna göre ücretin yüzde elli zamlı ödenmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir (Yargıtay 9. H.D. 23.5.1996 gün 1995/37960 E, 1996/11745 K.). Buna göre hafta tatilinde çalışılmışsa, çalışma karşılığı olmaksızın ödenmesi gereken bir yevmiye yanında, çalışmanın karşılığı da bir buçuk yevmiye olarak ödenmelidir. Şu hale göre çalışılan hafta tatilinin ücreti ikibuçuk yevmiye olmalıdır.
Somut olayda, genel tatil ve hafta tatili hesabının ayrıştırılarak hafta tatili alacağının yukarıdaki ilke doğrultusunda hesaplanması gerekirken, eksik yapılan hesaba itibarla hüküm kurulması da hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 12.05.2014 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy