MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile sendikal tazminat alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, kendisinden önce işten çıkarılan bir işçinin tanığı olarak ifade verdiğini, tanıklık yaptıktan 24 gün sonra işverence çağırılıp görev başında uyuduğu gerekçesiyle savunmasının istendiğini, ertesi sabah işbaşı yapmak üzere işyerine gittiğinde içeri alınmadığını ve iş aktinin 4853 sayılı İş Kanunun 25/2 maddesine göre feshedildiğinin bildirildiğini, işverenin iş sözleşmesinin fesih nedeninin davacının yaptığı tanıklıktan ziyade sendikanın bir sonraki dönem TİS yapma yetkisi almasını önlemek olduğunu ileri sürerek, kıdem , ihbar ve sendikal tazminatlarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş akdine çalışma saatleri içerisinde iş ahlakı ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışlarda bulunması nedeniyle son verildiğini, işyerinde... Sendikası ile yapılan bir toplu iş sözleşmesinin mevcut olup 31.12.2009 tarihinde sona erdiğini, adı geçen sendikanın yeniden yetki aldığından 01.01.2010 tarihinde geçerli olmak üzere görüşmelerin devam ettiğini, herhangi bir işçinin işten veya sendika üyeliğinden ayrılmasının TİS yapma konusunda sendikanın yetkisine tesir etmeyeceğinden bu konudaki iddianın da mesnetsiz kaldığını, işçilere sendika konusunda herhangi bir baskı ve telkin yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, feshin sadece davacının tanıklık yapması nedeniyle değil, sendikanın bir sonraki dönem yetki almasını önlemek amacıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işverence yapılan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sendikal tazminat 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin üçüncü fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamayacağı kuralı getirilmiştir. Konuya dair bir başka güvence bahsi geçen maddenin beşinci fıkrasında öngörülmüş, işçilerin sendikaya üye olmaları veya olmamaları sebebiyle iş sözleşmelerinin feshedilemeyeceği, yine yasaya uygun sendikal faaliyetler sebebiyle işten çıkarılamayacakları ya da farklı uygulamaya tabi tutulamayacakları hükme bağlanmıştır.
İşverenin 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarına aykırı davranması halinde, işçinin bir yıldan az olmamak üzere sendikal tazminata hak kazanacağı hususu da Yasada ifadesini bulmuştur.
2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde 4773 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında, işçinin iş sözleşmesinin sendika üyeliği ya da sendikal faaliyetleri sebebiyle feshedilmesi halinde, doğrudan sendikal tazminat talep hakkının olmadığı açıklanmış, 4857 sayılı İş Kanununun iş güvencesine dair hükümlerinin uygulanacağı kuralı getirilmiştir. Fesih dışında kalan sendikal nedene dayanan ayrımcılık hallerinde ise, işçinin doğrudan sendikal tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.
4773 sayılı Yasa ile sözü edilen maddeye eklenen yedinci fıkrada ise, iş güvencesi hükümlerinin uygulaması dışında kalan hallerde ve feshe bağlı tazminat istekleriyle sınırlı olmak üzere ispat yükünün işverene ait olduğu öngörülmüştür. Bu durumda sendikal nedenle fesih iddiasıyla açılan feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade davasında ispat yükü, önceden olduğu gibi işçi üzerindedir. Ancak, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayan bir işçinin açmış olduğu sendikal tazminat isteklerini içeren bir davada, aksinin ispatı işverene aittir.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda, davacı davalının sendikanın yetki almasını engellemek için iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürmüştür. Davalı işyeri ve sendika arasındaki TİS in sona ermesi nedeniyle sendikanın 25.09.2009 tarihinde yetki belgesi aldığı ve daha sonra 22.07.2010 tarihinde 01.01.2010-31.12.2012 yürürlük süreli TİS in imzalandığı dosya içindeki belgelerden anlaşılmaktadır. Davacının iş sözleşmesinin fesih tarihinin 19.01.2010 olduğu dikkate alındığında feshin sendikal nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle sendikal tazminat isteğinin reddi gerekirken kabulü isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy