MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile %40
icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş davalı avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalının 01.09.2007 tarihinde İngilizce hazırlık programında öğretim görevlisi olarak 1 yıllık belirli süreli iş sözleşmesini imzaladığını, ancak 29.10.2008 tarihinde istifa ettiğini, borçlunun 01.07.2008 tarihinde imzalamış olduğu sözleşmenin 11.maddesinde "işbu sözleşmenin süresi dolmadan işi bırakması, mütevelli heyetinin haklı bir nedenle sözleşmenin feshine karar vermesi halinde iş süresinin geri kalan aylarına ilişkin alacağı brüt maaşının tamamının 2 katı kadar itirazı ve tenkisi kabil olmamak ve gayri kabili rücu olmak üzere şartı cezai olarak ödemekle yükümlüdür." denildiğini, buna göre borçlunun herhangi bir haklı neden öne sürmeden işten ayrıldığını ve kurumun cezai şart istemeye hak kazandığını, davalıdan olan alacağı nedeniyle davalıya ... 5.İcra Müdürlüğünün 2008/15981 nolu dosyasıyla yaptıkları takibin borçlunun itirazı üzerine durduğunu borçlunun söz konusu takipte borcun tamamına itiraz ettiğini bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına,%40 icra inkar tazminatının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davaya dayanak edilen sözleşmede davacı işverenin imzasının bulunmadığını, davacı tarafın taleplerinin hiçbir zaman yürürlüğe girmemiş hukuken geçerli olmayan bir sözleşmeye dayanmakla haksız ve yersiz olduğunu, alacağa dayanak olarak gösterilen sözleşme metninde davacı işverenin imzasının bulunmadığını, bir anlaşmanın karşılıklı borç doğurması ve tarafları bağlayıcı olabilmesi için her iki tarafça imzalanmış olmasının şart olduğunu, davalının ... girişinin geç yapılması ve mesai ücretlerinin ödenmemesi sebepleriyle haklı nedenle iş akdini feshettiğini, davacının 4857 sayılı yasanın amir hükümlerine aykırı hareket ederek davalının iş şartlarını zorlaştırdığını, davalının en son 21.10.2008 tarihinde dilekçe vererek iş akdinin haklı nedenle sona erdirileceği bildirilmiş ise de bu tarihten sonra yaklaşık 10 gün çalışmasına rağmen davacı tarafından haksız uygulamalara devam edildiğini, davalı üzerinde fiili ve psikolojik baskı kurulduğunu ve bir anlamda istifaya zorlandığını, davacının belirli süreli hizmet akdinin varlığından bahisle sözleşmenin süresinden önce sona erdirilmiş olması sebebiyle cezai şart talep ettiğini,
akabinde ise ihbar tazminatı talebinde bulunduğunu, ihbar önelinin ancak süresi belirli olmayan sözleşmelerde söz konusu olabileceğini, belirli süreli hizmet akitlerinde ihbar önelinin söz konusu olmadığını, davalının 1.700 TL ücretle çalıştığını, her ne kadar geçerli olmasa da talep edilen cezai şart miktarının fahiş olduğunu, likit olmayan alacaklar yönünden icra-inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinin yasada ve Yargıtay kararlarında belirtildiğini davacının kötü niyetli icra takibi nedeniyle toplam alacağın %40'dan az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemesi gerektiğini beyanla davanın reddine ve davacı aleyhine alacağın %40'dan az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının talebi cezai şarta ilişkin olup sözleşmenin 11.inci maddesinde karşılıklılık ilkesine uygun olarak düzenlenmiş olup davalının istifası ile bu akdin sona erdiği dikkate alındığında geri kalan aylara ilişkin alacağı brüt maaşı tamamının 2 katı tutarında ödenmesi gerektiği sözleşmede belirlenmiş olmakla birlikte işveren bakımından bu miktar aylık maaşın 2 katı olarak belirlendiği ve Yargıtay kararları dikkate alındığında işverenin sorumlu olacağı miktarın aşılamayacağı dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile takibin devamına ve vaki itirazın iptaline karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki hizmet akdinin belirli süreli yapılmasını gerektiren objektif bir neden yoktur. Hizmet akdi belirsiz süreli akit niteliğindedir. Bu nedenle hizmet akdinin 11. Maddesinde düzenlenen “ sözleşmenin süresi dolmadan feshine bağlı düzenlenen cezai şart” hükmü geçersiz olduğundan, mahkemece cezai şart talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
3- Davalı işçi davacı iş yerinden istifa ederek ayrılmıştır. Davalının istifası haklı bir nedene dayanmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davacı lehine ihbar tazminatı talebinin hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken reddi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy