MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davalı ortak girişim bünyesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve bildirimsiz olarak feshedildiğini iddia eden davacı vekili, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden davalı ve dahili davalının sorumluluğuna karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ortak girişim, davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ise temizlik işlerinin anahtar teslimi esasına göre sözü edilen firmalara ihale edildiği ve bu firmaların işi münhasıran kendi işçileri ile yerine getirdiğini, idarenin ne asıl işveren ne de alt işveren olduğunu, ihale makamı olduğunu, davalı idarenin davaya katılmasının hukuken mümkün olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfatı bulunmadığı, iş sözleşmesinin alt işveren tarafından fesihe ilişkin herhangi bir belge ve yazılı delil ibraz edilmediği ve dosya içeriğindeki beyanlarda da alt işverenin ihale kapsamında hizmet alımının son bulmasıyla sona erdiği ve bu sebeple iş sözleşmesinin alt işveren tarafından geçersiz nedenle feshedildiği kanaatine varılarak, işe iade yönünden feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğünün alt işveren üzerinde bulunduğu, işe iade yükümlülüğünün alt işverene ait olduğu kabul edilerek işe iade yönünden davacının alt işveren nezdindeki iş yerindeki işe iadesi yönünde karar vermek gerekmiş, asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için işe başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile 4 aya kadar boşta geçen süreler yönünden yukarıda belirtilen gerekçeler gözetilerek alt işveren ile birlikte sorumluluğunun bulunduğu anlaşılarak davacının 5 yıldan az olan kıdemi ve fesih nedeni gözetilerek yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı alt işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarından her iki davalının birlikte sorumlu olmak kaydıyla davacının 4 aylık brüt ücret tutarından belirlenmesi yönünde karar verilmiştir.
Kararı dahili davalı idare vekili ile davalı ...Ltd Şti vekili temyiz etmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. (Dairemizin 09.06.2008 gün ve 2007/40942 Esas, 2008/14420 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında temizlik, çamaşır yıkama ve kalorifer yakma hizmeti işinin yapılması için sözleşme yapıldığı, davacı işçinin işvereni olan davalı ortak girişimin bu işi üstlendiği, davalı ortak girişim ile dahili davalı idare arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının alt işveren işyerine işe iadesine karar verilmesi yerindedir. Ancak mahkemece 29.12.2011 tarihli ara karar ile asıl işveren Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmesi için davacı vekiline süre verilmiş ve akabinde davacı vekili tarafından 09.01.2012 havale tarihli dilekçe ile idarenin dahili davalı olarak davaya dahil edilmesi amacıyla dahili dava dilekçesi sunulmuş ise de; istisna teşkil eden bazı durumlarda uygulamada dahili dava dilekçesi ile davaya dahil edilme uygulaması söz konusu olmakla birlikte yargılamaya konu olayda davalı ile dahili davalı arasında zorunlu bir dava arkadaşlığından söz edilemez. Zira davalı ile dahili davalı arasındaki ilişki yalnızca kendilerini ilgilendirmekte olup işe iade davası, işçinin hizmet edimi ile yükümlü olduğu işverenine karşı açılacaktır. Davanın alt işverene karşı açılması halinde asıl işverenin davaya dahil edilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Aksi durumda ise yani davanın alt işverene değil de asıl işverene karşı açılması halinde işe iade davalarında dava şartı olan 1 aylık hak düşürücü süre nedeniyle davacının davasını alt işverene teşmil etmek suretiyle davaya dahil ettirilerek yargılamaya devam edileceğinin kabulü gerekir.
Bu nedenlerle davacının davasını alt işveren ortak girişime karşı süresi içinde açtığı, mahkemece hasımda yanılma ihtimali ile asıl işverenin davaya dahil edilmesi için davacıya süre verilmesi ve davacının da asıl işveren idareyi davaya dahil ettirdiği olayda, asıl işverenin usule aykırı bir şekilde davaya dahil edilerek alt işveren ile birlikte işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
1.Asıl işveren dahili davalı idare yönünden; dahili dava dilekçesi ile davaya dahil edilmesi usule aykırı olduğundan DAVANIN REDDİNE,
2.Davalı alt işveren tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen işverenin işyerine İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı alt işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın alt işveren ortak girişim sorumlu olmak kaydı ile miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için davalı alt işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalı alt işveren ortak girişimden tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6.Davacının yaptığı 101.60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200 TL ücreti vekaletin davalı alt işverenden alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacı vekiline iadesine, Kesin olarak 01.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.