MAHKEMESİ : ANTALYA 3. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/02/2012
NUMARASI : 2010/383-2012/58
DAVA :Davacı, kıdem farkı alacağı, ihbar tazminatı, ücret zammı alacağı, fazla mesai ücreti, işe başlatmama tazminatı, 4 aylık süre ücreti, ikramiye alacağı, yemek ve taşıt yardımı alacağı ile sosyal yardım alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, Akdeniz Sağlık Vakfı'na ait olan ve davalı tarafından 20.02.2007 tarihli taşeronluk sözleşmesi ile devralınan hastanede 19/01/1993 tarihinde çalışmaya başladığını, sağlık işçileri sendikası üyesi olduğunu, iş akdinin 30.04.2008 tarihinde ihbarlı olarak feshedildiğini, hem Akdeniz Sağlık Vakfı hemde davalı şirket aleyhine işe iade davası açtığını, davalı şirkete ait işyerine iadesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, yasal sürede başvurmalarına rağmen işe başlatılmadığını, bu nedenle işverenin işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarını ödemesi gerektiğini, her ne kadar iş akdi ihbarlı feshedilmiş ise de, feshin geçersizliğine karar verilmiş olmakla iş akdinin feshi tarihinin işe başlatılmama tarihi olduğunu, daha önce verilen ihbar önelinin bir önemi kalmadığını, bu nedenle davacıya ihbar tazminatı da ödenmesi gerektiğini, Akdeniz Sağlık Vakfı ile üyesi olduğu sendika arasında 03.09.2008 tarihinde, yürürlük tarihi 01.04.2008 - 31.03.2009 tarihleri olan toplu iş sözleşmesi imzalandığını, iş akdinin toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihinden sonra 30.04.2008 tarihinde feshedildiğini, devrin toplu iş sözleşmesi süreci başladıktan sonra gerçekleştiğinden sorumlulukların davalı şirkete geçtiğini, işe iade kararı gereği 4 ay daha iş akdi uzadığından fesih tarihinin 31.08.2008 olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı, ücret zammı, fazla mesai, işe başlatmama tazminatı, 4 aylık ücret, ikramiye, yemek ve taşıt yardımı ve sosyal yardım alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, dava dışı A.. H.. çalışanları ile davalı şirket arasında iş sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceğini, süresi içinde işe başlamak için başvuran işçilere gerekli ödemelerin yapıldığını, davacı ve arkadaşlarının ise işe başlamamaları üzerine 02.06.2010 tarihinde akdin feshi yoluna gidildiğini, ortada bir devir olmadığını, TİS hükümlerinin kendileri açısından bağlayıcı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, taşıt yardımı yönünden ise resen hesap yapılarak açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı süresi içersinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İhbar öneli verilerek iş sözleşmesi feshedilen ve fesih bildirimine itiraz davası lehine sonuçlandığı halde işe başlatılmayan işçiye ihbar tazminatının ödenmesinin gerekip gerekmediği uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun “Geçersiz Feshin Sonuçları” başlığını taşıyan 21. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında işçinin işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat belirtilmiş; üçüncü fıkrasında ise kararın kesinleşmesine kadar işçinin çalıştırılmadığı en çok dört aylık ücret ve diğer haklar düzenlenmiştir. Maddenin dördüncü fıkrasında işçinin işe başlatılması halinde varsa peşin ödenen ihbar ve kıdem tazminatının işçiye yapılması gereken ödemelerden mahsup edileceği belirtildikten sonra devamında “İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre işçiye geçersiz sayılan fesih bildirimi ile bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse ihbar tazminatının ödenmesi gerekecektir. Bir başka anlatımla, ihbar öneli verilmiş veya önele ait ücret peşin ödenmiş ise ihbar tazminatının ödenmesi gerekmeyecektir.
Geçersizliğine karar verilen fesih bildirimi ile işçiye daha önce usulüne uygun olarak verilmiş olan ihbar önellerine geçerlilik tanınması 4857 sayılı Kanun’un sözü edilen açık hükmü gereğidir. Bu nedenle davacı işçinin ihbar tazminatı talebinin yerindeliği kabul edilemez. Gerçekten mahkeme veya özel hakem tarafından belirlenen tazminatı ödemeyi göze alıp, işçiyi işe başlatmama yolunu tercih eden işverene ihbar öneli tanımasını istemek işin mahiyeti ile bağdaşmamaktadır.
Somut olayda, davalı işverence daha önce davacıya usulüne uygun olarak ihbar öneli verilmiş olup, feshin geçersizliğine karar verildikten sonra işe başlatılmayan davacıya 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tekrar ihbar öneli verilmesine gerek olmadığından ihbar tazminatı isteğinin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.06.2014 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan Sayın çoğunluğun bozma düşüncesine katılamıyorum. 11.06.2014
Full & Egal Universal Law Academy