MAHKEMESİ : SAKARYA İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/03/2012
NUMARASI : 2010/519-2012/215
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işyerinde bir arkadaşı ile kavga ettiğinden olaya karışan her iki işçinin de kavga ve küfürleşme olduğunu kabul ettiğini bu nedenle de işverenin ispata gerek bir halinin olmadığından işverenin hukuka uygun olarak derhal fesih hakkını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 4857 sayılı yasanın 25/II (d) maddesi gereğince işçinin, işverenin işçisine karşı satışması halini haklı fesih nedeni sayıldığı, ancak, olayda davacının bir diğer arkadaşının izni ile ona ait olan kahveyi aldığı, buna olayın diğer tarafı olan Yalçın'ın müdahale ettiği ve olayın meydana gelmesine öncelikle sebebiyet verdiği, davacının bu tür davranışının işyerinde olumsuzluklara neden olduğu ve iş ilişkisinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemez hal aldığı, feshin geçerli nedenle olduğu gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı istemleri hüküm altına alınmıştır.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır.
İşverenin tüzel kişi olması durumunda İş Kanunu'nun 26.maddesinde bahsi geçen altı işgünlük hak düşürücü süre feshe yetkili merciin olayı öğrendiği günden başlar. Bu konuda müfettiş soruşturması yapılması, olayın disiplin kurulunca görüşülmesi süreyi başlatmaz. Olayın feshe yetkili kişi ya da kurula intikal ettirildiği gün altı iş günlük sürenin başlangıcını oluşturur.
Somut olayda, davacının, davalıya ait işyerinde başka bir işçi ile kavga ettiği, bunun üzerine disiplin soruşturmasının yapıldığı ve disiplin kurulunun karar verdiği gün kavgaya karışan her iki işçinin de iş sözleşmelerinin sona erdirildiği ve bu fesih işleminde davalı işverenin haklı olduğu anlaşılmakla davacının kıdem ve ihbar tazminatları istemlerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy