MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, yetki nedeni ile davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yetki nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1. Mahkemece açıklanan 26/01/2012 tarihli kısa kararda yargılama giderlerine yönelik hüküm bulunmadığı, gerekçeli kararla birlikte yargılama giderlerine hükmedildiği anlaşılmakla davacının temyiz süresinin öğrenme tarihinden itibaren başlayacağı kabul edilerek 19/04/2012 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin kararı ortadan kaldırılarak işin esasının incelenmesine karar verilmiştir.
2. Mahkemece “Yetki nedeni ile davanın reddine,” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Verilen karar 26.01.2012 tarihli olup 6100 Sayılı HMK 448 maddesi gereği HMK hükümleri uygulanacaktır.
6100 Sayılı HMK 20. Maddesine göre mahkemenin görevli ve yetkili olmadığının anlaşılması halinde görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilir. Dava dilekçesinin görev yönünden reddi kararı 1086 Sayılı HMUK 27. maddesindeki “Mahkeme vazifedar veya salahiyettar olmadığından dolayı dava arzuhalinin reddine karar verdiği takdirde…” düzenlemesinden kaynaklanmaktadır.
Mahkemece yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK hükümleri dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Kaldı ki dava dilekçesinin yetki yönünden reddine dair karar ile davanın reddine ilişkin karar aynı nitelikte değildir. Davanın reddi davayı esastan sonuçlandırmaktadır. Mahkemece hüküm fıkrasında bir yandan yetkisizlik verildiğinin diğer yandan davanın reddine karar verildiğinin belirtilmesi hükümde karışıklığa yol açacak niteliktedir.
Diğer yandan 6100 Sayılı HMK 331/2 maddesine göre, “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.”
Mahkemenin verdiği görevsizlik kararının kesinleşmesi ve başka mahkemeye gönderilmesi işlemleri ve sonucu beklenilmeden gerekçeli kararla birlikte yargılama giderlerine hükmetmesi hatalıdır.
Mahkemece yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK hükümleri dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi olup bozma sebebi ise de, yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK 436/2. (HMK’nun 370/2.) maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, hüküm fıkrasının tamamen silinerek, yerine;
“ İş ve duruşma yoğunluğu nedeni ile gerekçesi yazılacak kararda açıklanmak üzere;
Mahkememizin yetkisizliğine,
Taraflardan birinin 6100 Sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde kararı veren Mahkeme’ye başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın yetkili Ergani Nöbetçi İş Mahkemesi’ ne gönderilmesine,
Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca yetkili Mahkemece değerlendirilmesine, taraflardan birinin iki hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca talep halinde davanın açıldığı Diyarbakır 2. İş Mahkemesi tarafından hüküm altına alınmasına,” hükmünün yazılmasına,
Hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy