MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, 31.03.2002 -02.05.2006 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığını, işveren tarafından çalışma koşullarında aleyhine gerçekleştirilen esaslı değişikliği kabul etmemesi nedeni ile iş akdinin haksız ve ihbar öneli tanınmaksızın feshedildiğini ileri sürerek. kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir .
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 04.10.2002-02.05.2006 tarihleri arasında çalıştığını, taraflar arasındaki Hizmet Sözleşmesinde işçinin ücretinde değişiklik olmamak kaydı ile görevinin değiştirilmesini kabul ettiğini, bu nedenle görev değişikliğinin reddedilmesinin 4857 SK' nun 25/ II- h bendi gereğince haklı fesih sebebi oluşturduğunu, kıdem ve ihbar tazminatı dışında ki işçilik alacakları yönünden işverenin ibra edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yargıtay Bozma İlamı
Yerel mahkemenin 31/10/2008 tarih 2006/956 E-2008/1006 K 12 sayılı kararı ile, davacının davalı iş yerinde 31.03.2002-02.05.2006 tarihleri arasında çalıştığı, görev değişikliğinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik niteliğinde olduğu, iş akdinin işveren tarafından haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Bu karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz incelemesi sonucunda mahkemenin bu kararı, Yargıtay 9 Hukuk Dairesinin 03.03.2011 tarih 2009/5709 E- 2011/5936 K sayılı ilamı ile "Hizmet Süresinin 07.10.2002 tarihinde başladığı kabul edilerek hesaplama yapılan ilk bilirkişi raporuna ilişkin davacı vekilinin itirazlarının olmadığı yönünde beyanda bulunduğu ve davayı bu rapor doğrultusunda ıslah ettiği dikkate alınmaksızın iş akdinin 31.03.2002 tarihinde başladığı yönündeki mahkeme kabulünün hatalı olduğu, tanık beyanları ile ispatlanan fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günleri çalışma karşılığı ücretler alacaklarından takdiri indirim yapılması gerektiği ,dava dilekçesi ile talebe konu tazminatlar ve işçilik alacakları yönünden faiz talep edilmemiş olması nedeni ile hüküm altına alınan kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren faiz uygulanmasının HUMK’ nun 74. maddesinde öngörülen taleple bağlılık kuralına aykırı bulunduğu " gerekçeleri ile bozulmuştur .
D) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, usul ve yasaya uygun bulunduğundan bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
E) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
F) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Yerel mahkeme, bozma kararından önce verdiği 31/10/2008 tarih 2006/956 E-2008/1006 K sayılı ilk kararında, fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacakları yönünden 03.03.2008 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının haftada 10 saat fazla mesai yaptığı, ayda 2 hafta tatilinde çalıştığı ve ücret bordrolarında fazla çalışma ve hafta tatili ücret tahakkuku bulunan aylar dışlanarak hesaplanan miktarlara göre hüküm kurmuştur.
31/10/2008 tarih 2006/956 E-2008/1006 K sayılı ilk karar davacı tarafından temyiz edilmediğinden, davacının haftada 10 saat fazla mesai yaptığı, ayda 2 hafta tatilinde çalıştığı ve ücret bordrolarında fazla çalışma ve hafta tatili ücret tahakkuku bulunan aylar dışlanması gerektiği hususunda davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur .
Bozma ilamında, davacının hizmet süresinin başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği belirtilmiş ise de, davacının haftada 10 saat fazla çalışma yaptığı, ayda 2 hafta tatilinde çalıştığı ve bu alacaklarının bir bölümünün ihtirazi kayıtsız imzalanan ücret bordroları ile ödendiği hususları yukarıda izah olunan nedenlerle sabittir.
Bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda hizmet süresinin başlangıç tarihi dışındaki diğer belirlemeler yönünden 04.12.2006 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının haftada 18 saat çalıştığı ve ücret bordolarında fazla çalışma ve hafta tatili ücret tahakkuku bulunmadığı kabul edilerek hüküm kurulması, davalının usuli kazanılmış haklarının ihlali niteliğinde olup hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş davacının 07.10.2002 -02.05.2006 tarihleri arasında çalıştığı, haftada 10 saat fazla çalışma yaptığı ve ayda 2 hafta tatilinde çalışmasını sürdürdüğü kabul edilerek, ihtirazi kayıtsız imzalanmış ücret bordrolarında fazla çalışma ve hafta tatili ücret tahakkuku bulunan aylar dışlanmak sureti ile belirlenecek fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacaklarına hükmetmek ve hangi oranda takdiri indirim yapıldığı kararda gösterilmektir.
G) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.02.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy