A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait gemide telsiz zabiti olarak görev yaptığını, davacının işe girdiği tarihte sigorta girişinin yapılmadığını ve ayrıca ücret alacağının da ödenmediğini, haftanın 7 günü çalıştığını ve hafta tatili izni kullanmadığını, hiçbir gerekçe göstermeksizin ve haksız olarak iş akdinin feshedildiğini belirterek, ihbar tazminatı ile ücret, fazla mesai ve hafta tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, firmanın söz konusu gemi ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili firmanın iş bu davada davalı sıfatı olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davalıya ait işyerinde ya da davalıya ait olan bir gemide çalıştığı hususunu kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun 1. maddesine göre “Bu kanun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını taşıyan ve yüz ve daha yukarı grostonalitonluk gemilerde bir hizmet akti ile çalışan gemiadamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanır” denilerek, Deniz İş Kanunu’nun kapsamı belirlenmiştir. Gemiler aracılığı ile yapılan deniz taşıma işleri ayrı bir yasaya tabi olduğundan 4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamı dışında bırakılmıştır. Gemi yabancı ülke bayrağı taşıyor veya gemi Türk bayraklı olsa bile yüz grostonlitonluk değil ise, bu gemide çalışanlar hakkında Deniz İş Kanunu uygulanmayacaktır. İş ilişkisine dayalı bir uyuşmazlıkta işçi deniz taşıma işinde çalışır, ancak çalıştığı gemi Deniz İş Kanunu kapsamında kalmaz ise uyuşmazlığın Borçlar Kanunu hükümlerine göre genel mahkemede çözümleneceği açıktır. Ancak gemi ticaret gemisi ise deniz ticareti hükümlerine tabi olması nedeni ile özel ihtisas mahkemesi görevli olabilir. Nitekim 5136 sayılı Kanun ile 6792 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca 19.7.2004 tarihli olurla İstanbul’da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi HSYK’nun 20.7.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olduğundan, uyuşmazlığın bu mahkemeye gönderilmesi gerekir.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri dışında derhal uygulanan 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 20 ve 331. Maddesinde görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme halinde yapılacak işlemleri açıklamıştır. Bu hükümlere göre “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder”.
Dosya içeriğine ve özellikle kaptan tarafından düzenlenen hizmet belgesi incelendiğinde davacının telsiz zabiti olarak çalıştığı geminin Panama adlı ülkenin bayrağını taşıdığı, yabancı bayrak taşıması nedeni ile deniz taşıma işinde çalışan davacının Deniz İş Kanunu hükümlerinden yararlanmadığı, bu nedenle davanın genel hükümlere göre genel hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy