MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 1. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/02/2012
NUMARASI : 2010/1445-2012/111
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatil ücreti, fazla mesai ücreti, asgari geçim indirimi alacağı, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait P.. Pide adlı işyerinde usta olarak 01/01/1997-21/07/2010 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiği halde kıdem tazminatının ve diğer işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili, fazla mesai, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının asgari ücretle çalıştığını, kendi isteği ile işten ayrıldığını, alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya kapsamından fazla çalışma süresinin tanık beyanlarına itibarla belirlendiği görülmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki fazla çalışma hesabı denetime elverişli değildir. Mahkemece davacı işçinin günlük çalışma saatlerinin net olarak belirlenmesi, ara dinlenme süreleri ve çay molaları varsa bunların net ve açık bir şekilde tespit edilerek, buna göre bilirkişiden denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken denetime elverişli bulunmayan hesaba göre hüküm kurulması hatalıdır.
3-Hüküm altına alınan alacakların net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde gösterilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 15/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy