MAHKEMESİ : KAYSERİ 1. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/05/2012
NUMARASI : 2010/162-2012/303
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek , kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve ücret alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece , toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı taraf vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara , toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2- İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 37. maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
Somut olayda , davacı fazla çalışma yaptığı halde karşılığının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma alacağının tahsilini talep etmiş olup iddiayı ispat doğrultusunda tanık dinletmiştir. Davacı tanıklarının beyanlarına göre davacının haftada 9 saat fazla mesai yaptığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkeme ise , tanıkların duruşmada fazla çalışma alacaklarının ödendiği şeklindeki beyanlarına dayanarak talebin reddine karar vermiştir.
Yukarıdaki açıklamalarda belirtildiği üzere ücretin ödendiğini işveren ancak belgeyle ispat edebilir. Tanıkların ödendiğini beyan etmeleri davacı açısından sonuca etkili değildir. Bu nedenle bilirkişi raporu , fazla mesai açısından bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmelidir. Yerinde olmayan gerekçeyle alacağın reddi hatalıdır.
3-Mahkemece, davacının hangi aya ait ücretini almadığını açıklamadığı gerekçesiyle ücret alacağının da reddine karar verilmişse de, dosyanın incelenmesinde davacının son 15 günlük ücreti için talepte bulunduğu 03.11.2011 tarihli dilekçesinden anlaşılmaktadır. Bu nedenle ücret alacağı açısından da bilirkişi raporu değerlendirilip karar verilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın , yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA , peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy