MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hatfa tatili ücreti, bayram tatili ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalı Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.09.1997-31.12.2004 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığını, iş akdine davalı şirketçe açıklama yapılmadan 31.12.2004 tarihinde son verildiğini, davalı firmanın işten çıkarmakla tehdit ederek sürekli işe giriş çıkış yaptırdığını, her ay sigorta giriş bildirgesi imzalattığını, her yıl işçilik alacaklarına dair kendilerine okutulmayan belgelere imza alındığını ileri sürerek, kıdem, ihbar, fazla mesai, hafta tatili, bayram tatili, yıllık izin alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirket vekili, davacının müvekkili şirket yanında 01.04.1999-31.12.2004 tarihleri arasında çalıştığını, anılan tarihte kendi isteği ile işten ayrıldığını, müvekkili şirketin ihale ile üstlendiği işin 31.12.2002 tarihinde bitmesi üzerine işçilere kıdem tazminatı ödendiğini, müvekkili şirketin aynı iş için davet ile çağrıldığını, davacının da içinde bulunduğu diğer işçilerle birlikte hizmeti 31.12.2004 tarihine kadar sürdürdüğünü, bu tarihte davacının işten ayrılacağını beyan edip gitmek istediğini, ancak müvekkili şirketin davacının mağdur olmaması için kendisine bir kez daha çalıştığı dönemler için kıdem tazminatı ödediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı SHÇEK vekili, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin davalı işverenlikçe haksız feshedildiği gerekçesiyle kıdem, ihbar ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsiline, fazla mesai, Ulusal Bayram ve Genel Tatili ile hafta tatili istemlerinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili ile davalı Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1) Davacı temyizi açısından;
6100 Sayılı HMK geçici 3. Madde 1. Fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2. Fıkrasına göre; Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 Sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Yine geçici 1. Madde 2. Fıkrasına göre; “Bu Kanunun, senetle ispat, istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümleri Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmaz.”
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. Temyiz süresi içinde temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmiş, ancak harç yatırılmamış ise, harç ve temyiz giderlerinin yatırılması için ilgili tarafa HUMK.’nun 432. madde yollaması ile aynı yasanın 426/D maddesi gereğince işlem yapılması ve 7 günlük kesin süre verilmesi gerekir. 8 günlük süre içinde temyiz edilmeyen(HUMK.432-426/F), temyiz defterine kaydı yapılmayan(HUMK. 432-426/C) veya verilen kesin süre içinde temyiz harç ve gideri yatırılmayan(HUMK. 432-426/D) kararlar kesinleşmiş olur.
Karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 17.03.2009 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilmiştir. Davacının temyiz talebinin 8 günlük temyiz süresinin son günü olan 25.03.2009 tarihi geçtikten sonra 14.05.2009 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından, davacının temyiz talebinin süre aşımı nedeniyle REDDİNE, nisbi temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine,
2) Davalı temyizi açısından;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 03.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.