MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 16.11.2001 tarihinde kaynakçı olarak çalışmaya başladığını, işyeri çalışma koşullarının kötü olması nedeniyle 11.07.2003 tarihinde iş kazası geçirdiğini, beline platin takıldığını, olay sonrası sakat kaldığını ancak hafif işlerde çalışabildiğini, bu nedenle kaynakçıların alabileceği ücretin % 30 civarı altında çalışmak zorunda kaldığını, davacının 15.02.2008 tarihinde işten çıkarıldığını, davacının iş kazası nedeniyle mağdur olduğundan ustabaşının küfürlü konuşması ve hakaret etmesi nedeniyle davacının ustabaşını işverene şikayet ettiğini, işverenin ustasını kıramayacağını, tüm haklarını ödeyeceğini belirterek işten çıkardığını, ancak yasal hiçbir hakkının ödenmediğini, muhasebeye gönderildiğini, muhasebenin ödeme için gün vermesine rağmen ödeme günü geldiğinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığını, davacının hesaplamanın düzeltilmesini istediğini, daha sonra hesaplamanın düzeltildiğini, bunun da ödenmediğini, Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikayette bulunulduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, kıdem ve ihbar tazminatının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 15.02.2008 tarihinden itibaren mazeretsiz olarak işe gelmediğini, bunun üzerine durumun tespitine dair tutanak tutulduğunu, davacıya noter kanalı ile ihtar keşide edilerek iş akdinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğinin bildirildiğini, davacının iş akdinin feshinin haklı bir nedene dayandığını, davacının Bakırköy 10. İş Mahkemesinin 2008/213 Esas sayılı dosyasında yapılan duruşmada da, halen çalışmakta olduğu kısımda fazla mesai yapılamadığı için eline az ücret geçmesi nedeniyle iş akdini kendisinin feshettiğini açık olarak beyan ettiğini, dolayısıyla iş akdinin davalı tarafından feshedildiği iddiasının tamamen gerçekdışı olduğunu, iş kazası nedeniyle davacının ücretinde bir değişiklik yapılmadığını, sadece davalı şirketteki çalışma düzeni ve iş yoğunluğu açısından zaman zaman fazla mesai yapma gereği bulunmadığını, davalı şirketin kimseye fazla mesai yaptırmak suretiyle fazladan ödeme yapmak gibi bir yükümünün bulunmadığını, davacının en son ücretinin bordrosu ile sabit olduğunu, işyeri sicil dosyasının Bakırköy 10. İş Mahkemesinin 2008/213 Esas sayılı dosyası içinde bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin işvereni tarafından devamsızlık nedeniyle, haklı nedenle feshedildiği, davacının devamsızlığının, işyeri devamsızlık tutanakları ile ispatlandığı, davacının devamsızlığını haklı sebebe dayandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Yerel mahkemece, davacının iş sözleşmesinin devamsızlığa bağlı olarak işveren tarafından haklı şekilde sona erdirildiği kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de, dosyada bulunan tutanaklara göre davacının 15-18-19.02.2008 tarihlerinde devamsızlık yaptığı gerekçesiyle iş aktinin işverence sona erdirildiği, ancak, davacı işçi tarafından 15.02.2008 tarihinde Bölge Çalışma Müdürlüğüne yapılan müracaatta, işveren tarafından 14.02.2008 tarihinde işçilik ve tazminat haklarından vazgeçtiği şeklinde belge imzalatılmak istendiği iş sözleşmesinin 14.02.2008 tarihinde işveren tarafından sona erdirilme çabasına girildiği, ayrıca davacının iş kazası geçirdiği iddiasıyla 12.02.2008 tarihinde işveren aleyhine tazminat davası açtığı hep birlikte değerlendirildiğinde, iş sözleşmesinin devamsızlığa bağlı olarak feshedildiği yolundaki davalı savunmasına itibar edilemeyeceği gözetilerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy