MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Davacı vekili, davacı işçinin ödenmeyen fazla çalışma karşılığı ücret alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, “davacının 01.02.1987 tarihinden itibaren işyerinde üretim B kısmında üretim koordinatörü olarak çalıştığı, 01.11.1989 tarihinden sonra üretim denetçisi olarak çalışmasını sürdürdüğü, bordrolarda fazla çalışma ödemesi olarak gösterilmiş olmasına rağmen ödemelerin yapıldığı aylar dikkate alındığında bu ödemelerin 2003-2006 yıllarında Ekim ayları ile 2007 yılı Nisan ve Ekim aylarında yapılan genel tatil çalışmalarına yönelik olduğu ve toplu iş sözleşmesinde dört katı ödeneceği şeklinde düzenleme olmasına rağmen ödemenin normal ücretin üç katı olarak yapıldığı, kapsam dışı personel olan davacının alacaklarının toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmediği, bu nedenle davacının fazla çalışma alacağı belirlenirken İş Yasası hükümlerinin dikkate alınması gerektiği; bu tespite göre, işyerinden gönderilen kapı giriş kayıtları ve davalının süresi içinde ileri sürdüğü zamanaşımı def’i ile her ay bir Cumartesi günü yapılan dört saatlik çalışmaların davacının normal çalışmaları içinde kaldığı yönündeki itirazları dikkate alınarak düzenlenen 19.01.2009 tarihli hesap raporu hüküm kurmaya yeterli görüldüğü, hesaplamalar işyeri kayıtlarına göre yapıldığından hakkaniyet indirimi yapılmasına gerek duyulmadığı” gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.05.2011 gün ve 2009/12398 Esas, 2011/1928 Karar sayılı kararı ile “Somut olayda yerel mahkemece yapılan incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi getirtilerek sözleşmeye göre belirlenen çalışma saatleri, dosyaya sunulan giriş çıkış kayıtlarındaki çalışma saatleriyle tanık beyanları karşılaştırılıp değerlendirildikten sonra dosyanın başka bir bilirkişiye tevdi edilerek fazla çalışma ücreti alacağı olup olmadığı yönünde tekrar rapor alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “dosyaya sunulan özlük dosyasında davacının çalışma saatlerini düzenleyen iş sözleşmesinin bulunmadığı, davalı vekilinin başka kanıta dayanmadığı, davacının çalışmasının kapı kayıtları ile belirlendiği, karşılaştırılacak tanık beyanı bulunmadığı, bilirkişi hesap raporunun kapı kayıtları irdelenerek düzenlendiği, bozma ilamında raporun yeterli görülmemesi sebebinin açıklanmadığı, bozmanın dosya içeriğine uygun olmadığı” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “Somut olayda yerel mahkemece yapılan incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesi getirtilerek sözleşmeye göre belirlenen çalışma saatleri, dosyaya sunulan giriş çıkış kayıtlarındaki çalışma saatleriyle tanık beyanları karşılaştırılıp değerlendirildikten sonra dosyanın başka bir bilirkişiye tevdi edilerek fazla çalışma ücreti alacağı olup olmadığı yönünde tekrar rapor alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin hatalı olduğu” gerekçesi ile verdiği bozma kararı dosya içeriğine, özellikle davalının giriş ve çıkıştan önce işyerine gitme, giyinme ve hazırlanma sürelerinin fazla çalışma kapsamında kalmadığı savunması üzerinde durulmadığı, kararın eksik incelemeye dayandığı, bu değişik nedenle direnme yerinde görülmediğinden, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca GÖNDERİLMESİNE, 10.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy