MAHKEMESİ : ANKARA 14. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/11/2011
NUMARASI : 2009/173-2011/989
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ücret alacağı, maaş zammı alacağı, kar payı alacağı, cezai şart alacağı, manevi tazminat, ulusal bayram ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, kurucusu ve müdürü olduğu B.. M.. İnş. Prz. Gd. Oto İht. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin davalı şirkete 06.11.2006 tarihli sözleşme ile devrettiğini, sözleşme gereği davacının teknik müdür olarak 10 yıl süreyle çalışacağını aylık 3.000,00-TL ücret alacağını, her 6 ayda bir zam yapılacağını 10 yıl dolmadan sözleşmenin feshedilmesi halinde cezai şart konulduğunu şirketin yaptığı işlerden %10 ve kendi getirdiği işlerden ise % 25 kar payı verileceğini davacıya verilen sözlerin yerini getirilmediğini ekim kasım 2008 aylarına ait 5.090,00-TL maaş alacağının ödenmediğini 25.11.2008 tarihinde iş akdini haklı nedenlerle davacının feshedildiğini beyanla, kıdem tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin, bayram ve genel tatili ücreti, maaş zammı, kar payı, cezai şart ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı işveren, davacının şirketin eski paydaşı olduğunu 01.01.2006 tarihinde B... M... Ltd. Şti.'deki paylarını devrettiğini davacı ile şirket arasında yazılı bir hizmet sözleşmesinin bulunmadığını husumet itirazında bulunduklarını davacının hizmetinin süreklilik arz etmediğini aylık 3.000,00-TL ödendiğini davacının B..M.. adı altında kendisine ait bir işyeri kurduğunu davacının 1.988.TL ücret alacağı bulunduğunu davacının eksik hizmetine karşılık fazla ücret aldığını fazla ödenen ücretten takas ve mahsubunu istediklerini beyanla, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının ödenmeyen işçilik alacakları sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiği, süreli sözleşmede davacının bakiye süre ücreti talep hakkının bulunduğu, cezai şart alacağı olarak talep edilen alacağın bakiye süre alacağı talebine ilişkin olduğu, bakiye süre ücretinin resen yapılan hesaplama sonucu toplam 345.171,00-TL olarak belirlendiği açıklanmış ve davacının çalışmaması nedeniyle yapacağı tasarruf miktarı ve diğer kalemlerin tenkisi ile bakiye süre ücreti 143.000.00 TL olarak kabul edilmiştir. Manevi tazminat, fazla çalışma ücreti, bayram ve genel tatil ücreti alacakları reddedilmiş, diğer isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde taraflar temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında düzenlenen 06.11.2006 tarihli sözleşmede, davacının kurucusu ve ortağı olduğu şirketin hisselerinin devri sonucu davacının iş sözleşmesi ile 10 yıl süreyle çalışacağı belirtilmiş, ücret ve kar payına dair bazı hususlara yer verilmiştir.
Davacı işçi 25.11.2008 tarihinde ödenmeyen işçilik hakları sebebiyle sözleşmesini haklı olarak feshetmiştir. Dava dilekçesinde iş sözleşmesinde karlaştırılan cezai şartın tahsili talep olunmuş ise de, ıslah dilekçesinde bakiye süreye ait ücret alacağından söz edilmiş ve işçinin haklı feshine bağlı olarak 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 345. maddesi uyarınca talepte bulunulmuştur.
Fesih tarihinde yürürlükte olan Borçlar Kanunu’nun 345. maddesinde, “Muhik sebepler bir tarafın akte riayet etmemesinden ibaret olduğu takdirde bu taraf diğer tarafa, onun akit ile müstahak iken mahrum kaldığı fer'i menfaatlerde nazara alınmak üzere tam bir tazminat itasiyle mükellef olur. Bundan başka hâkim vaktinden evvel feshin mali neticelerini, hali ve mahalli âdeti göz önünde tutarak takdir eder” şeklinde kurala yer verilmiştir. Mahkemece indirimin Borçlar Kanunu’nun 325/2. maddesine göre yapıldığı belirtilmişse de, sözü edilen hüküm işverence yapılan fesihlerle ilgilidir. Davacı işçi iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğine göre, ıslah talebinde de belirtildiği üzere talebinin dayanağı Borçlar Kanunu’nun 345. maddesidir. Mahkemece Borçlar Kanunu’nun 325. maddesine göre indirim yapıldığı belirtilerek karar verilmesi hatalıdır.
Öte yandan, iş sözleşmesinin kalan süresi ücretleri üzerinden mahkemece resen yapılan hesaplama sonucu toplam 345.171,00-TL tazminat tutarı belirlenmiştir. Ancak kararda hesap yöntemi gösterilmemiş olup, bu yönüyle hesaplama denetime elverişli değildir. Gerekirse bilirkişiden ek hesap raporu alınmalı veya mahkemece denetime elverişli şekilde Borçlar Kanunu’nun 345. maddesine göre tazminat miktarı belirlenmeli ve daha sonra indirim hususu düşünülerek bir karar verilmelidir. Yapılacak olan indirimde işçinin işyerinde çalıştığı sırada aldığı aylık ücreti de dikkate alındığında, bir tarafın zenginleşmesine neden olmayacak şekilde bir denge gözetilmelidir. Mahkemece hesap yöntemi gözetilmeksizin ve fahiş tazminata hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı işçi kar payı talep etmiş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda % 25 kar payı üzerinden hesaplamaya gidilmiştir. Taraflar arasında yapılmış olan iş sözleşmesinde şirketin yaptığı bütün işlerden % 10, davacının getirdiği ve organize ettiği işlerden ise % 25 oranında kar payı ödemesi kararlaştırılmıştır. Dosyaya sunulan satış sözleşmelerinin davacının getirdiği ve organize ettiği işlerden olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda kar payı hesabı % 25 yerine % 10 üzerinden yapılmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy