MAHKEMESİ : SAMSUN 1. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/05/2010
NUMARASI : 2009/943-2010/293
DAVA :Davacı vekili, davacı işçinin davalı işverene borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıya ait işyerinde çalıştığını ve ayrıldığını, ayrılırken teminat olarak alınan ve malen kaydı içeren bonoların takibe konulduğunu, davalı ile mal alışverişinin olmadığı gibi senet karşılığında davacıya verilen bir mal ve emtiada bulunmadığını, takibe konu bononun teminat olarak çalıştığı sırada imzalatılan bir bono olduğunu belirterek borçlu olmadığının tespiti ile davalının %40 dan aşağı olmamak üzere inkar teminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirketten ayrılırken hesap mutabakatı yapıldığını ve borcunu kabul ederek takibe konu senedi verdiğini, senedin teminat senedi olmadığını, teminat senedi olarak ayrı bir senet mevcut olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava konusu senedin işe girerken işçiden teminat maksadıyla alınmadığı gibi iş akdi devam ederken de cebir, şiddet ve hile ile veya sair suretle alınmadığı iş akdinin hitamında alındığı hususunun tartışmasız olup davacı vekilinin salt senet metnindeki malen tabirine vurgu yapıp yüksek Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin içtihadına dayandığı mal teslimi olmadığı karşı tarafın mal teslimi hususunu kanıtlaması gerektiği iddiasında bulunduğu görülmekle senedin de sebebinden soyut olması genel hukuk kuralı göz önüne alınarak davacı işçi tarafından da verilip imzalandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Ticaret Hukuku hükümlerine dayalı senetlerin, teminat kaydı içerdiğinde, poliçe, bono veya çek olsun vasfını kaybettiği, geçerli olmadığı bilinmektedir. İşçi ve işverenin taraf oldukları iş ilişkisinde başlangıçta işe girerken, bazı iş kollarında işverenin teminat amacı ile bu tür senetler aldığı uygulama ile anlaşılmaktadır. Kuşkusuz bu durumun kanıtlanması halinde bu şekilde alınan senet, teminat senedi niteliğinde sayılmalıdır.
Ayrıca senet malen kaydı içerdiğinde, senedin mal karşılığı düzenlenmediği davalı tarafından savunulduğunda senedin ihdas nedeni sebep değiştirdiğinden ispat yükü yer değiştireceğinden, davalı senedin neye karşılık verdiğini ispat etmelidir.
Diğer taraftan, İş Hukuku; işçi ve işveren ilişkisinde, işverenin sosyal ve ekonomik bakımından güçlü olması, işçinin korunması ve işçi lehine yorum ilkeleri dikkate alınarak, sözleşme hukuku alanından ayrılmış ve farklı kurallar getirerek gelişmiştir. Bu nedenle iş hukukunda, düzenlenen belgelere karşı işçi lehine tanık dinletilmesi yoluna gidilmektedir.
Dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesi ile temsilci olarak çalıştığı, araç teslim edildiği ve iş sözleşmesinin 2.11.2007 tarihinde sonlandırıldığı, davacının dava konusu ettiği senetlerin tanzim tarihinin fesih tarihi olduğu ve senetlerde açıkça malen kaydının yer aldığı anlaşılmaktadır. Davacı işçi bu senetlerin işe girerken teminat senedi olduğunu iddia etmiş, davalı ise davacının davalı şirketten ayrılırken hesap mutabakatı yapıldığını ve borcunu kabul ederek takibe konu senedi verdiğini, senedin teminat senedi olmadığını, teminat senedi olarak ayrı bir senet mevcut olduğunu savunmuştur.
Davacı ile davalı arasında iş ilişkisi bulunduğuna, senetlerin tanzim tarihi de iş sözleşmesinin fesih tarihi olduğuna ve malen kaydı içerdiğine göre öncelikle davacının iddiasını her türlü delile kanıtlama hakkı bulunduğu kabul edilmelidir. Ancak bundan önce senetlerin mal karşılığı verilmediği ve hesap mutabakatı yapılarak davacının borcuna karşı alındığı savunulup ve bu şekilde senedin ihdas nedeni talil edilerek ispat yükü yer değiştirdiğinden davalıya mutabakat hesabı ve borç para karşılığı verdiğini ispat etmesi için süre verilmeli, davalının delilleri ve davacının karşı delilleri toplanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy