MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, manevi tazminat, yıllık izin alacağı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait narenciye bahçesinde bekçi olarak çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar, kötüniyet tazminatları ile manevi tazminat ve yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili, ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının eşinin davalıya ait fabrikada işçi olması ve lojman talebinde bulunması nedeniyle davalıya ait narenciye bahçesi içindeki evin alt katına yerleşmesine izin verildiğini, davacı ile aralarında iş ilişkisi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, Yargıtay bozma ilamına uyularak davacı ... Sorguncu'nun davalı işyerinde 20.02.2000 tarihinde bekçi olarak çalışmaya başladığı, iş akdinin davacı tarafından 20.05.2008 tarihinde haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiği, davacının çalıştığı süreye ilişkin ücret karşılığı davalıdan ev almasını istemesi üzerine hizmet akdinin feshedilmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedildiği, davalının portakal bahçesi işyerinde 30 dan az işçi çalıştırdığından davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı, davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedildiğinden ayrıca ihbar tazminatı talep edemeyeceği, somut olayda manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı, davacının fazla mesai yaptığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkide kötüniyet tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin taraflarca ihbar öneli tanınmak suretiyle ya da ihbar tazminatı ödenerek her zaman feshi mümkün ise de, bu hakkın da her hak gibi Medenî Kanunun 2 nci maddesi uyarınca dürüstlük ve objektif iyiniyet kurallarına uygun biçimde kullanılması gerekir. Aksi takdirde fesih hakkının kötüye kullanılmış olduğundan söz edilir.
Fesih hakkını kötüye kullanan işveren, 4857 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesi uyarınca, bildirim sürelerine ait ücretin üç katı tutarında tazminat ödemek zorundadır. Bahsi geçen tazminata uygulamada kötüniyet tazminatı denilmektedir.
Kötüniyet tazminatına hak kazanma koşulları ve tazminat miktarının hesaplanması açısından, 4857 sayılı Yasada önemli değişiklikler öngörülmüştür. Yasanın 17 nci maddesinin altıncı fıkrasının açık hükmü gereğince, iş güvencesi kapsamında olan işçiler yönünden kötüniyet tazminatına hak kazanılması mümkün değildir.
1475 sayılı Yasada, “işçinin sendikaya üye olması, şikâyete başvurması” gibi sebepler ileri sürülerek iş sözleşmesinin sonlandırılması, kötüniyetin varlığı açısından örnekseme biçiminde sayıldığı halde, 4857 sayılı Yasada genel anlamda fesih hakkının kötüye kullanılmasından söz edilmiştir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, işçinin işvereni şikâyet etmesi, aleyhine dava açması veya tanıklık yapması nedenlerine bağlı fesihlerin kötüniyete dayandığı kabul edilmelidir.
Tazminat miktarının belirlenmesi de Yasa ile açıklığa kavuşturulmuş, “kötüniyet tazminatının” ihbar önellerine ait ücretin üç katı tutarında olacağı belirtilmiş ve ayrıca ihbar tazminatının da ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Yasanın 17 nci maddesinin son fıkrasındaki düzenleme kötüniyet tazminatını da kapsamakta olup, bu tazminatın hesabında da işçiye ücreti dışında sağlanmış para veya para ile ölçülebilir menfaatler dikkate alınmalıdır (Yargıtay 9.HD. 12.6.2008 gün 2007/21422 E, 2008/ 15336 K).
Somut olayda, davalının kötüniyetinin araştırılması ile sonucuna göre bu talebin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-4857 sayılı İş Kanununun 17.maddesine göre koşulları varsa kötüniyet ve ihbar tazminatlarının birlikte istenebileceği halde ihbar tazminatının gerekçe gösterilmeden reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.