MAHKEMESİ: ANKARA 10. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/07/2012
NUMARASI: 2010/101-2012/747
DAVA:Davacı, fark ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, T.C.D.D. 2. Bölge Tesisler Müdürlüğüne bağlı Ankara Gar Müdürlüğü'nde gişe memuru olarak görev yaptığını, eşinin rahatsızlığı nedeniyle 28/04/2008 tarihinde E.. Devlet Hastanesi Ağız Diş Sağlığı Merkezinde tedavisinin yapılamayacağının belirtilmesi nedeniyle Ö.. S.. Tıp Merkezinde tedavisi yapıldığını, tedavi ücretlerinden ödenmeyen 1.992,82.-TL 'lik kısmının tarafınca ödendiğini beyan ederek eşinin tedavisi sebebiyle ödemek zorunda kaldığı 1.992,82 TL fark ücretinin tarafına ödenmesine ilişkin talebinin reddine dair davalı işleminin iptalini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının eşinin bir devlet hastanesine sevk imkanı olmasına rağmen özel sağlık kurumuna sevk edilip ücret ödemesi halinde özel sağlık kurumuna ödenecek Maliye Bakanlığı tebliğindeki fiyatın üzerindeki miktarın kendisinin ödemesi gerektiğini belirterek aynı konudaki Malatya ve Kayseri İdare Mahkemelerinde açılan davalarda verilen kararlar ve belirtilen sebeplerle davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece , “ diş protezinin her zaman takılabileceği, bu durumda davacının ibraz ettiği faturadan sonra ayrıca başkaca diş yaptırmasının mümkün olduğu, bu nedenle davacının yeniden muayene talebinin yerinde görülmediği , diş tedavisi için bedel talep eden davacının öncelikle kendisinin kurumuna doğru ve geçerli belge sunmak yükümlülüğü bulunduğundan, 7-8 ay sonra temin edilen faturanın inandırıcılığının olamayacağı ve davacının diş bedeli için ödenenden fazlasını talep etmesinin mümkün görülmediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının 399 sayılı KHK kapsamında görev yaptığı , sözleşmeli personel olup işçi sıfatını taşımadığı anlaşıldığından davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK'nın 114/b ve 115. maddeleri uyarınca görev yönünden reddi ve gerekirse dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesi hususunun değerlendirilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın , yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA , peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.