MAHKEMESİ : ANKARA 10. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/07/2012
NUMARASI : 2009/689-2012/741
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirketin yurt içi ve yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, izin kullandırılmadığını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının davalı şirkette çalışmadığını, davacının çalışmalarının İrlanda'da geçtiğini, irlanda mevzuatına göre tüm haklarının ödendiğini , davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda hesap raporu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
5718 sayılı Türk Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’’un 1. maddesinin 1. fıkrasında hâkimin Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re’sen uygulayacağı belirtildikten sonra 4. fıkrasında uygulanacak hukuku seçme imkânı verilen hallerde taraflarca aksi açıkça kararlaştırılmadıkça seçilen hukukun maddi hukuk hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Kanunun “kamu düzenine aykırılık” başlıklı 5.maddesinde “Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz gerekli görülen hâllerde Türk hukuku uygulanır” hükmü düzenlenmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının davalı şirket tarafından yurt dışı işyerine çalıştırılmak üzere gönderildiği, davalı şirket tarafından çalıştırıldığı anlaşıldığından, iş sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile davalının kıdem ve ihbar tazminatından sorumluluğuna karar verilmesi isabetlidir.
Ancak;
1. Hükme esas bilirkişi raporunda kıdem ve ihbar tazminatı Türk Hukuk Mevzuatına göre belirlenmişken, yıllık ücretli izin alacağı yurt dışı işyerinin bulunduğu ülke mevzuatına göre hesaplanmıştır. Davacı Türk uyruklu ve davalı da Türk Ticaret Sicilinde kayıtlı işveren olup, millilik ve iş hukukunun emredicilik ilkesi gereğince kıdem ve ihbar tazminatı hükümlerinde olduğu gibi yıllık ücretli iznin de Türk Hukuk Mevzuatı uygulanarak belirlenmesi gerekir. Yıllık ücretli izin davacı temyizi bulunmadığından, usulü kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak Türk Hukukuna göre değerlendirilip, hesaplanmalıdır.
2. Davacı işçinin tazminat ve yıllık izin alacağında davacının yurda giriş ve çıkış kayıtları dikkate alınmadan bu sürelerde ücret ödenerek izinli olup olmadığı, izin kullanıp kullanmadığı, izinli değilse bu sürelerin kıdemden sayılıp sayılmayacağı araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Oysa davalı davacının yurda geldiğinde izinli olduğunu veya çalışmadığını savunmaktadır.
Davacının bu savunması üzerinde durulmalı, yurda girişler ve çıkışlar ücretli izinli ise davacının ücretli izin kullandığı kabul edilerek , yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmalı, aksi halde ise bu sürelerde fiilen çalışma olmaması nedeni ile bu süreler tazminat ve alacağa esas sürelerden düşülerek tazminat ve izin alacağı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.