MAHKEMESİ : KAYSERİ 1. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/11/2011
NUMARASI : 2010/680-2011/536
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini işverenin şeref ve namusa dokunan söz ve davranışları gerekçesiyle feshettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşçinin, iş sözleşmesini, kendisi veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde söz veya davranışları bulunan işveren sebebiyle feshedip feshetmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (b) alt bendi gereğince, işverenin işçiye veya aile üyelerinden birine hakaret etmesi, sövme fiilini işlemesi, sarkıntılıkta bulunması, işçiye iş sözleşmesini haklı fesih imkânı verir. Şeref ve namusa dokunacak söz ve davranışların, işveren veya işveren vekili tarafından gerçekleştirilmiş olması hukukî sonucu değiştirmez. Bu eylemlerin Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil etmesi de şart değildir.
İşçinin ya da ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak söz, davranış veya eylemin, işverenin diğer bir işçisi tarafından gerçekleştirilmiş olması, kural olarak işçiye iş sözleşmesini haklı fesih imkânı vermez. Ancak, şeref ve namusa dokunan söz ve davranışlardan haberdar olan işverenin, eylemin tekrarlanmaması yönünde gerekli önlemleri alması, işçiyi gözetme borcunun gereği olarak zorunludur.
Somut olayda, mahkemece davacının iş sözleşmesini haksız feshettiğine karar verilmiş ise de, varılan sonuç, dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
Davacı tanığı Ali Hava'nın, ustabaşının davacıya sinkaflı küfür ettiğini beyan etmesi ve diğer davacı tanıklarının da davacı ile ustabaşı arasındaki sözlü münakaşayı duyduklarını ve aralarında küfürlü konuşma duymadıklarını söylemişler ise de Tanık Ali Hava'nın beyanından ve aynı iddia ile tutarlı davacının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na şikayet dilekçesi içeriğinden, davacının iş akdini haklı nedenle sona erdirdiği anlaşılmaktadır. Haklı nedenle iş akdini fesheden davacının kıdem tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy