MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/05/2012
NUMARASI: 2007/56-2012/315
DAVA:Davacı vekili, davacının kıdem tazminatı ve fark ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işyerine işyeri hekimi olarak çalışan davacının iş sözleşmesini iş şartlarında esaslı değişiklik yapılması nedeni ile haklı nedenle feshettiğini, ayrıca ücretinin Türk Tabipler Birliği’nin belirlediği esaslara göre ödenmediğini ve eksik ödendiğini belirterek, kıdem tazminatı ile fark ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davacı vekili, davacının ücret alacağı bulunmadığını, iş sözleşmesini de haklı neden olmadan feshettiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda kararların gerekçeli olması gerektiğine ilişkin normatif düzenlemelerden söz edilerek bilirkişi hesap raporuna göre kısmen haklı olduğu kıdem tazminatının kabulüne, fark ücret alacağının reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Yine 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Yasanın 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden sözedilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatının kabulüne, fark ücret alacak isteminin reddine karar verilmiş ise de kararda tarafların iddia ve savunmalarının özetine, maddi olgulara, delillere, uygulanacak hukuk kurallarına ve hükme hangi somut delillerle ulaşıldığına yer verilmemiştir. Kararda gerekçe ile ilgili normatif düzenlemelere yer verilmesi kararın gerekçeli olduğu anlamına gelmez. Karar gerekçesizdir. Salt bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy