MAHKEMESİ: ANKARA 4. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/05/2012
NUMARASI: 2011/51-2012/1014
DAVA :Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; Müvekkilinin 20.12.2007 tarihinden itibaren davalı S.. Ç..'in gayri resmi ortağı olduğu Ö.. Y.. A.. A.. isimli dershanede İstatistik, Matematik Öğretmeni ve Müdür olarak çalıştığını, ekonomik kriz nedeniyle işyerinin kadro küçültülmesi yoluna gittiğini iş akdinin feshedildiğini, müvekkilinin alacaklarının tahsili için açtığı davanın kabulle sonuçlanmasının hemen ardından işe girişte boş olarak davacıya imzalatılan senedin üzerinin doldurulması ile icra takibine geçildiğini, A.. D..'ın lehtar ve takip borçlusu olarak gösterildiğini, davacının bu kişiyi tanımadığını iddia ederek, Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2010/63 Esas Takip dosyası ve takip dayanağı 15.12.2009 tanzim ve 24.02.2010 vade tarihli 30.000,00 TL. bedelli bono ve ferileri nedeniyle davacının borçlu bulunmadığının tespitini ve takip konusu toplam alacağın %40'ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı S.. Ç..; davacı ile bir tanışıklığının ve ilişkisinin bulunmadığını, dershane ile de ilgisinin mevcut olmadığını, A.. D.. ile tanış olduklarını ve kendisinin bu kişiye borç para verdiğini, tarafına iş bu senetle ilgili yapılan kısmi ödeme düşüldükten sonra kendi avukatı tarafından senedin icraya konduğunu savunarak davanın husumetten ve esastan reddini talep etmiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen diğer davalı A.. D.. duruşmalara katılmamış, yazılı savunma da yapmamıştır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İcra İflas Kanunun 72 nci maddesinin takip tarihinde yürürlükte olan beşinci fıkrasında, “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde kırkından aşağı olamaz” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, menfi tespit davasında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için alacağın likit olması koşulu bulunmamaktadır. Mahkemece verilen işçinin borçlu olmadığına dair karar ile işverence yapılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu ortaya çıkmıştır.
Somut olayda, davaya konu senedin bedelsiz olduğunun anlaşılması ve bedelsiz senedin icra takibine dayanak yapılması karşısında, davacının kötü niyet tazminatının kabulü gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy