MAHKEMESİ : KAYSERİ 3. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/10/2012
NUMARASI : 2012/137-2012/506
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile prim alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde bilgi işlem bölümünde çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile prim ve ilave tediye alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş akdinin haksız olarak fesh edilmediğini, şirkette çalışmaya başladığı tarihten itibaren prim ve ikramiye uygulamasının olmadığını, davacının tediye de alamayacağını, kamu işçisi olmadığını, şirketin de ilgili Yasada sayılan işyerlerinden olmadığnı, savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdinin haksız olarak fesh edildiği, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ancak dava açıldıktan sonra kıdem tazminatının ödendiği, davacının çalıştığı yıllarda işyerinde ikramiye uygulamasının olmaması ve sözleşmesinde de böyle bir ödemenin öngörülmemesi nedeniyle prim alacağı talebinin reddi gerektiği, davalı şirketin 6722 Sayılı yasa kapsamında Devlete veya ona bağlı müessese niteliğini taşımadığı, özel hukuk kurallarına göre kurulmuş ve buna göre işletilen bir şirket olup bir Devlet kuruluşu olan TSE nin davalı şirkette hissedar olmasının 6722 Sayılı Yasanın uygulanmasını gerektirmediği, bu nedenle davacının tediye alacağı da olamayacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında, davacının ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık vardır.
İlave tediye alacağının kapsamı, yararlanacaklar, yararlanma şartları, miktarı ve ödeme zamanı 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması hakkındaki kanun ile düzenlenmiştir. Kanun'un 1. maddesinde devlet ve ona bağlı kurumların hangileri olduğu, ayrıca yararlanacak kişiler açıkça belirtilmiştir. Buna göre; Sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan şirket ve kurumlar ve bunlara bağlı kuruluşlarda çalışan ve 4857 sayılı İş Kanunu'ndaki tanıma göre işçi sayılan herkes bu alacaktan yararlanacaktır.
Somut olayda; davalı şirketin ana sözleşmesinde 522 hissenin TSE'ye, 478 hissenin ise S.. ait olduğu, buna göre kuruluşta şirketin % 52 hissesine TSE'nin sahip olduğu; 28.06.2010 tarihli hisse devri ile şirketin 7.056 hissesinin TSE' ye, 6.883 hissesinin R.. M.. ve 461 hissesinin TOBB'a ait olduğu, bu hisse devri ile TSE'nin, davalı şirketin % 49 ortağı haline geldiği anlaşılmıştır.
Mahkemece davalı şirketin özel hukuk kurallarına göre kurulmuş bir özel hukuk tüzelkişisi olduğu sonucu ile ilave tediye alcağı red edilmiş ise de; TSE'nin, davalı şirketin kuruluş aşamasından hisse devrinin yapıldığı 28.06.2010 tarihine kadar % 52 hisseye sahip olduğu göz önünde bulundurulduğunda, davacının 28.06.2010 tarihine kadar ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığı değerlendirmeye tabi tutulmadan, ilave tediye alacağının reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy