MAHKEMESİ : ADANA 5. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/11/2011
NUMARASI : 2010/5-2011/947
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; Müvekkilinin davalı işyerinde 30.03.1992 tarihinden hizmet akdinin feshedildiği tarihe kadar davalı işyerinde müdür sıfatı ile büyük özveri göstererek hizmet verdiğini, hastane kurucusu ve sahibi Halil Aksu’nun öncesinde hastanede çalışan ve sonrasında eşi olan Ö. A. isimli kişi ile aralarında anlaşmazlıklar yaşandığını, sonrasında kendisine isimsiz şahsı ve hanımı hakkında kabul edilmesi imkansız iftiralarla dolu tehdit ve hakaret içerikli mektuplar gönderilmeye başlanıldığını, bu mektupların bir kısmının Kayseri ilinde oturan babasına da gönderildiğini, ilk başlarda bunu yazan kişinin bilinmediğini ciddi anlamda aile içi sıkıntılar yaşandığını, boşanma aşamalarına geldiklerini ancak aile büyüklerinin araya girmesiyle barıştıklarını, sonrasında Ö. A., evinde çalışan iki kişinin kendisini arayarak bir şey konuşmak zorunda olduklarını belirttiklerini , onlarla buluşması sırasında bu mektupların Ö. A. tarafından yazıldığını ve kendilerine temize çektirildiğini açıkladıklarını, bu mektupların davacı kasasında tutulduğunu, bunu öğrenen hastane sahibi H. A. ve eşi Ö.’ in 13.11.2009 tarihinde gece vakti çilingirle ve zorla müvekkilinin odasının kapısının açtırıldığını odasının talan edildiğini mektupların arandığını kasanın açılamadığını, sabahında işe gelen müvekkilin hastane içerisine alınmadığını, otoparkta bekletildiğini ve işveren tarafından çağrılarak hizmet ilişkisinin sonlandırıldığını, kendisinin rapor aldığını ve rapor bitiminde tazminat taleplerini içerir ihtarname gönderildiğini ancak ihtara verilen cevapta hizmet ilişkisinin sonlandırılmadığının belirtildiğini, bunun gerçek olmadığını, müvekkilinin işten çıkartıldığını tazminat ve diğer haklarının ödenmediğini iş bu sebeplerden ötürü; kıdem ve ihbar tazminatları, fazla mesai, yıllık izin ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davalı şirketin büyük ortağı ve kurucusu Halil Aksu’nun doktor olup davacının amcası olduğunu, 1992 yılında hastane kuruluş aşamasında davacıyı yanına alıp çalıştırdığını, himaye ettiğini, bir kooperatife girmesine yardımcı olduğunu ve taksitlerin büyük kısmının kendisi tarafından ödendiğini, çevreden duyulan bir takım dedikodularda davacının aşırı lüks ve müsrif hayat yaşadığının bildirildiğini, bu durumun müvekkili şirket sahibini şüpheye sevk ettiğini, davacının yeğeni olması ve şirket dışında bir başka gelirinin de olmamasından ötürü belirtilen miktarda mal sahibi olması imkanının bulunmadığının açık olduğunu, bunun ancak şirket içinde bir takım olumsuz davranışlardan kaynaklandığının ortaya çıkartıldığını, davacının hırsızlık ve yolsuzluk yaptığını, hastane ile çalışan firmalardan rüşvet aldığını, tüm bu olayların ortaya çıkması üzerine davacının hastaneye çağrıldığını, görüşü istenildiğini, tanıklar önünde sözlü ifade verdiğini,rapor alıp bir daha işe gelmediğini, davacının kendi açıklarını bildiğini bu sebeple devamsızlık yaptığını, çekilen ihtara rağmen işe geri dönmediğini, başka bir işyeri açarak ortak olduğunu, taraflar arasında bir takım mektuplar ve haberleşme özgürlüğünü ihlal suçlamalarıyla ilgili kovuşturma ve şikayetlerin devam ettiğini, bunların bekletici mesele yapılmasını, davacının hizmet akdini kendisinin feshettiğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında fazla mesai alacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Somut olayda davacı, hastane müdürü olup kendisine işe geliş ve işten ayrılış saatleriyle ilgili emir ve talimat verebilecek üst bir amiri bulunmamaktadır. Mesaisini kendisi belirleyen davacının tüm dosya kapsamına göre üst düzey yönetici konumunda bulunduğunun kabulü ile fazla mesai alacağı talebinde bulunamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy